Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/12538 E. 2023/66 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12538
KARAR NO : 2023/66
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/216 Esas, 2016/410 Karar kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.03.2020 tarihli ve 2016/263617 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etmesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın Eskişehir Yunuskent mahallesinde bulunan … isimli iş yerinde çalıştığı, saat 21:30 sularında işyerinden ayrıldığı, şikayet tarihinden bir süre önce bir aracın iş yeri önüne park edip araçtan inmeyen şahsın kendisini izlediğini farkettiği, bu durumdan ilk önce eşine söz etmediği, son olaydan bir iki gün önce eşine söylediği, eşinin o bölgede bulunduğu ancak sanığın o gün oraya gelmediği, olay tarihinde yine sanığın araçla iş yeri önüne gelip park ettiği, katılan iş yerinden ayrıldıktan sonra katılanı takip ettiği, onun ikamet ettiği sokağa yöneldiği, katılanın yanından geçerken numaranı ver bende sana numaramı vereyim şeklinde taciz ettiği, bu sırada katılanın eşi olan tanık …’nin de o civarda bulunduğu, sanığın araçla sokağın ilerisine gidip tekrar döndüğü, bu esnada katılan …’in sanığın aracının kapısına yöneldiği, ancak kapıyı açamadığı, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, o civarda köfteci dükkanı açacağından uygun dükkan baktığını, bu sebeple geldiğini, market önünde durduğunu, ancak markete girmediğini, katılana dikkat etmediğini, taciz kastının olmadığını beyan etmiş ise de, olayın sadece bir günlük olmadığı, sürekli olarak aynı yere gelip aracı park edip müziğin sesini açıp araçtan inmeden belirli bir süre orada bekleme suretiyle uygun iş yeri aranmasının söz konusu olamayacağı, ayrıca katılanın ikamet ettiği yerin ara sokak olması ve bildirildiği şekilde konut alanı olması nedeniyle sanığın araçla sokak içerisine girmesinin mantıklı bir açıklamasınında bulunmadığı belirtilerek sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir .

IV. GEREKÇE
1. Mahkemece kabul edilen olayda; sanığın cinsel taciz içerikli herhangi bir söz veya eylemi ile cinsel tatmin amacıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmayıp devamlılık ve ısrar içeren eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu, bu bozma nedenine göre de öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar

sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

2- Yukarı bentte açıklanan nedenle tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/216 Esas, 2016/410 Karar kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.