YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12543
KARAR NO : 2023/467
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 15.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli, 2015/526 Esas, 2015/753 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın katılan mağdura hitaben söylediği ‘Benimle bir çay içer misin?’ , ‘Birlikte olalım.’ şeklindeki sözlerinin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturacağı gözetilerek bu suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinden bahisle hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında toplanan deliller ve mağdurenin beyanları karşısında sanığa isnat olunan suçun sabit olması nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesi; sanığın olay günü alışveriş merkezi girişinde karşılaştığı mağdureye ‘Benimle çay içer misin?’ şeklinde teklifte bulunduğu, mağdurenin ‘Defol git.’ demesi üzerine oradan ayrıldığı şeklindeki eyleminin, makul ve ahlaka uygun olmamakla birlikte suçun unsurunu oluşturacak nitelikte olmadığı şeklindeki gerekçeyle beraat hükmü kurmuştur.
IV. GEREKÇE
1. İddianamede ‘Benimle çay içer misin?’ şeklindeki teklifin reddedilmesi üzerine sanığın olay yerinden ayrıldığı şeklinde gösterilen fiilin, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşumu bakımından gerekli olan ısrar unsurunu içermemesi ve 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasının (birinci) cümlesinde düzenlenen ‘Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen fiil ve faili hakkında verilir.’ şeklindeki düzenleme karşısında, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen beraat gerekçesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
4. İddianame kapsamına göre sanığın ‘Benimle bir çay içer misin?’ şeklindeki teklifinin cinsel amaç bulundurmadığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca karar verilmesi isabetli olmamıştır.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/526 Esas, 2015/753 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkında kurulan hükümde yer alan “…5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca BERAATİNE…” ibaresinin çıkarılarak yerine “…5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince BERAATİNE…” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.