Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/12919 E. 2023/5801 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12919
KARAR NO : 2023/5801
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/19 E., 2015/29 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (suça sürüklenen çocuk …), beraat (suça sürüklenen çocuk …)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

İlk Derece Mahkemesindeki yargılamada alınan beyanında şikayetçi olmadığını beyan eden ve hükümden sonra on sekiz yaşını ikmal eden mağdureye yokluğunda verilen kararın usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen hükmün temyiz edilmemesi karşısında, adı geçene yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin, davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Suça sürüklenen çocuk … ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yönünden; suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/19 Esas, 2015/29 Karar sayılı kararı ile;
a) Suça sürüklenen çocuk …’ın hakkında atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b) Suça sürüklenen çocuk …’in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan lehe olduğu kabul edilen suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Olayın intikal ediliş şekli, mağdurenin intikal zamanındaki ruh hali ile ayrıntılı beyanları, husumet yokluğu gösterilerek mahkumiyet kararı yerine suça sürüklenen çocuk … hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna, suça sürüklenen çocuk … ile mağdurenin birbiri ile tutarlı savcılık aşaması beyanları karşısında eylemin organ sokma suretiyle işlendiğinin sabit olmasına karşın yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Mağdure ile suça sürüklenen çocuk …’in soruşturma aşamasındaki beyanlarında organ sokma suretiyle cinsel ilişki yaşandığının anlaşılması karşısında alınan adli rapor içeriği dikkate alınarak cinsel ilişkinin anal yoldan gerçekleştiğinin sabit olmasına karşın çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulmasının dosya kapsamı ile çeliştiğine ilişkindir.

C. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, suçun vasıflandırılmasında, ceza tayin ve takdirinde hataya düşüldüğü, lehe olan hükümlerin uygulanmadığı, mağdurenin beyanlarının çelişki içerdiği, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı hususlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Yönünden
Suça sürüklenen çocuk Büyamin ile mağdurenin kardeş oldukları, 2013 yılı Haziran ayı içinde adı geçenlerin ikamette yalnız oldukları sırada suça sürüklenen çocuk …’in, mağdurenin yanına gelerek adı geçenin alt kıyafetlerini çıkarmaya çalışması üzerine mağdurenin karşı koyması ile suça sürüklenen çocuk …’in adı geçene tokat atarak direncini bertaraf edip cinsel organını mağdurenin ön cinsel bölgesine sokmak suretiyle cinsel ilişkide bulunduğu, bu sırada adı geçenlerin ebeveynlerinin ikamete gelmesi üzerine suça sürüklenen çocuk …’in eylemine son vererek “Bu olayı anneme, babama ve başka hiç kimseye sakın söyleme, eğer babam duyarsa beni döver” şeklinde sözler sarf etmesi üzerine olayın duyulmasından endişe eden mağdurenin durumu ailesine bildirmeyip devam eden zaman zarfında eğitim gördüğü kurum çalışanlarına 17.03.2014 tarihinde anlatması ile kolluk kuvvetlerine intikalin gerçekleştiği iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında suçu ikrara yönelik samimi mahiyetteki anlatımları karşısında mağdureninin kovuşturma aşamasında adı geçeni suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek alınan Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan iç beden muayenesine dair raporda mağdurenin bakire olup kızlık zarının yırtılma olmaksızın duhule müsait olmadığının belirtilmesi gözetilerek suça sürüklenen çocuk …’in eylemlerinin cinsel ilişki boyutuna varmaksızın cinsel maksatla fiziksel temas içerir mahiyette olduğunun kabulü ile suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuk … Yönünden
Suça sürüklenen çocuk … ile mağdurenin aynı mevkide ikamet etmelerinden ötürü aralarında tanışıklık bulunduğu, 2011 yılı içinde gündüz vaktinde mağdurenin ders çalışmak maksadıyla arkadaşının ikametine doğru yürüdüğü sırada anılan mevkide bulunan suça sürüklenen çocuk …’ın bir süre mağdureyi takip edip devamında adı geçene yaklaşarak eliyle ağzını kapattığı ve çekiştirerek mağdureyi ıssız bir mevkiye götürerek alt kıyafetlerini aşağı indirerek cinsel organını mağdurenin ön cinsel bölgesine sokarak cinsel ilişkide bulunup adı geçenin yanından ayrıldığı, yaşadığı olaydan çekinerek durumu kimseye bildirmeyen mağdurenin devam eden zaman zarfında eğitim gördüğü kurum çalışanlarına 17.03.2014 tarihinde anlatması ile kolluk kuvvetlerine intikalin gerçekleştiği iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde Mahkemesince suça sürüklenen çocuk …’ın aşamalarda inkara dayalı savunmada bulunması, mağdureninin kovuşturma aşamasında iddia konusu eylemin gerçekleşmediğine dair beyanı, Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan iç beden muayenesine dair raporda mağdurenin bakire olup kızlık zarının yırtılma olmaksızın duhule müsait olmadığının bildirilmesi ve tüm dosya kapsamı itibariyle suça sürüklenen çocuk …’ın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
İlk Derece Mahkemesindeki yargılamada on dört yaşında olan mağdurenin alınan beyanında şikayetçi olmadığını beyan edip yokluğunda verilen hükümden sonra on sekiz yaşını ikmal ettiği dönemde gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğine rağmen mağdurenin hükmü temyiz etmemesi karşısında, adı geçene yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin, davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Bümyamin Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/19 Esas, 2015/29 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz isteklerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.10.2023 tarihinde karar verildi.