Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/12928 E. 2023/1196 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12928
KARAR NO : 2023/1196
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2015 tarihli, 2015/759 Esas sayılı iddianamesiyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.

2.Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli, 2015/170 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.03.2020 tarihli ve 14-2016/96455 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Eylemin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesi kapsamında olduğu, nitelendirmede hata yapıldığı, sanığa eksik ceza verildiği ile dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

B. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin soyut iddiası dışında başkaca bir delil olmadığı, sanıktan karşılık göremediğinden şikayetçi olduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulama alanı olmadığı, fazla ceza tayin edildiği ile dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
2013 yılı haziran ayında sanık ile katılan mağdurenin sevgili oldukları, 2013 yılında … ilçesinde yapılan festival sonrası bir tarihte sanık ile … olarak bilinen yerde ilişkiye girdiklerini, sanıkla sevişme konusunda rızası olduğunu ancak cinsel ilişkiye girme konusunda rızasının olmadığı, sanığa direnemediği, bağırsa bile kimsenin duyamayacağı, ilişkiye girdikten sonra sanığın aşağıya gelen arkadaşlarının yanına gittiği ve kendisinin de üzerini düzelterek yanına gittiği, bu durumu kimseye anlatmadığı, sevgili oldukları dönemde sanığın kendisine sürekli olarak evlenecekleri yönünde mesajlar attığı, ilk ilişkiden sonra altı defa daha ilişkiye girdikleri, bu ilişkilerinin dışarda ve sanığın evinde olduğunu, son olarak 26.12.2014 tarihinde ilişkiye girdikleri ve sanığın İstanbul iline gittiği, bu süreçte sanığın kendisinden tamamen uzaklaştığı, kendisi hakkında başka kişiler ile birlikte olduğu yönünde isnatlarda bulunduğu, sanık ile aralarında yaşananların duyulması nedeniyle kendisinin ve ailesinin zor durumda kaldığı, sanığın mağdureye yönelik ilk eyleminin mağdurenin rızası olmadan cebir kullanarak ve mağduru aldatarak gerçekleştirdiği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları, sanıkla aralarındaki sevgililik boyutundaki arkadaşlık ilişkisi, tanık anlatımları, dosya kapsamındaki katılanın bakire olmadığını belirtir rapor nazara alındığında, sanığın katılanla birden fazla kere cinsel ilişkiye girdiği anlaşılmış ise de katılanın rızası hilafına gerçekleştiğini iddia ettiği ilk cinsel ilişkinin gerçekleştiği yerin biraz ilerisinde sanığın arkadaşlarının bulunması, katılanın ilişkiden sonra kalkıp sanığa mesaj atarak yanına çağırması ve sanıkla birlikte arkadaşlarının yanına gitmesi, onlarla sohbet etmesi, kimseye bir şey söylememesi ve zorla olduğunu iddia ettiği bu ilişki sonrasında sanıkla rızası ile birden fazla kere daha başka zaman ve yerlerde yeniden ilişkiye girmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca katılanın, sanığın kendisinden ayrılması üzerine akrabalarına durumu anlatması, tanık ….’in katılanın kendisine sanıkla aralarında yakınlaşma olduğundan bahsettiği, diğer tanıklar … ile …’nin de katılanın sanıkla … ile ilişkiye girdiğini söylediğini belirtmeleri karşısında katılanın ilk eylemin … dışı olduğu yönündeki beyanına itibar edilmediği, sanığın ilk eylemini gerçekleştirdiği sırada onbeş yaşından büyük olan katılanla birden fazla kere rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği sübuta erdiğinden sanığın sabit olan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan eylemine uyan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına, birden fazla cinsel ilişki nedeniyle zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurenin aşamalardaki anlatımlarında sanık ile 26.12.2014 tarihine kadar değişik zamanlarda birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiğini belirtmesi karşısısında, iddianamede sanığın sadece ilk eylemine yönelik usulüne uygun açılmış bir kamu davası bulunduğu gözetilerek mağdurenin temin edilmesinden sonra olayın detaylı gerçekleşme şekli ile suç tarihinin tespiti hususunda beyanının alınmasının ardından, tespit edilecek olay tarihine göre şikayetin altı aylık kanuni süresinde yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,

2. 5271 sayılı Kanun’un 225 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” düzenlemesi nazara alınarak yapılan değerlendirmede, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.11.2015 günlü iddianamede belirtilen sevk maddesi, suç tarihi ile eylemin anlatımı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın ilk eylemi nedeniyle kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, mahkemece sübutu kabul edilen diğer eylemlerle ilgili iddianamede herhangi bir anlatım bulunmadığı halde sanık hakkında işlediği kabul edilen suçtan belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ile artırım yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli, 2015/170 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.