YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12953
KARAR NO : 2023/1318
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/713 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği; sanık hakkında beraat kararı verildiğinden vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın değişik zamanlarda aracı ile şikayetçiyi takip etmesi ile şikayetçiye “Gel seni eve götüreyim, bana telefon numaranı ver” demesi şeklinde iddia edilen eyleminde, şikayetçinin şikayetten vazgeçmesi ile isnat edilen suçların niteliği dikkate alınarak sanık hakkında açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığa atılı cinsel taciz ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 ve 123 üncü maddelerinde düzenlenip soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek şikayetten vazgeçme nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davalarının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre, sanık hakkında verilen karar nedeniyle müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde bu doğrultuda karar verilmediği belirtilerek temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedileceği düzenlendiğinden ve bu düzenlemenin düşme kararını da kapsamadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiş, tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış düşme hükümlerin hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/713 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebebinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.