YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12988
KARAR NO : 2023/348
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/11082 Esas, 2014/10450 Esas sayılı iddianameleri ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/460 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından, cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.03.2020 tarihli ve 2016/25262 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
1. Alınan raporlarda katılan mağdurenin bakire olduğunun belirtilmesi karşısında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, eylemin 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesi kapsamında değerlendirilip mağdurun rızası bulunması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Aynı Kanun’un 234 ncü maddesindeki suçun yasal unsurlarının da oluşmadığına, sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savsıcının Temyiz İsteği
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçu kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, bu nedenlerle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 ve 35 inci maddelerin ikinci fıkraları, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca ceza tayinine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Mahkeme gerekçesinin olayın delilleri ile örtüşmediğine, sanık savunmalarında ve tanık…’un beyanlarında çelişkiler olduğuna, tanık …’in beyanlarının mağdure beyanlarını desteklediğine, eylemin rızayla gerçekleşmediğine ve sanığın sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosyada mevcut 20.10.2014 tarihli Eskişehir Adli Tıp şube müdürlüğü tarafından mağdure hakkında düzenlenen rapor, bu raporu düzenleyen doktorun duruşmada bilirkişi sıfatıyla alınan beyanları, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 31.10.2014 tarihli rapor, Adli Tıp G. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 20.03.2015 tarihli rapor, mağdure beyanı, tanıkların anlatımları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından; sanığın mağdureye yönelik cinsel istismarda bulunduğunun sabit olduğu belirtilmiş, üzerinde durulması gereken husus kayden on yedi yaşında olan mağdure ile sanık arasındaki cinsel ilişkinin rızaya dayalı mı yoksa zora dayalı mı olduğu noktasında olduğu belirtilmekle; mağdure zorla tecavüze uğradığını beyan etmiş ise de; odaya geçtikten sonra sanık …’in arkadan gitmesi üzerine soyunmasının cinsel ilişkiye girmek isteyen birisi için normal olduğu, ancak mağdurenin pantalonunu ve kilotunu çıkartması esnasında mağdurenin hiç bir
direnç göstermediği kaldı ki aynı evde bir bayan ve bir erkekte olmak üzere iki kişinin daha bulunduğu, muhtemelen mağdurenin sarhoşluğunun etkisi ile bu işe rıza gösterdiği daha sonra anne babasının aradığını öğrenmesi üzerine korktuğu ve ilişkinin zorla olduğuna dair beyanlarda bulunduğu, arkadaşı Faziletin de kendisine yardımcı olduğu mağdure ve arkadaşının sanıkların bulunduğu yere rızaları ile gitmeleri, rızaları ile alkol almaları, akabinde Ezgi’nin odaya geçmesi, sanığın elbiselerini çıkartması, mağdurenin de elbiselerini çıkartırken mağdurenin hiç bir direnç göstermemesi karşısında cinsel ilişkinin rızaya dayalı olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği ayrıca on sekiz yaşından küçük mağdurenin rızası ile de olsa alıkonulması söz konusu olduğundan 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerekeceği sonucuna varıldığı açıklanmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Katılan mağdure vekilinin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu yönünden temyiz isteğinin reddi ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hüküm yönünden bozma sebeplerine uygun olarak tebliğnamede atılı suç için onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Eylemin cinsel istismar suçunu oluşturduğu kabul edilerek beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olarak; mahkemenin eylemin zorla gerçekleşmesine ilişkin gerekçesinin yerinde olduğu ve sanığın suç tarihinde on altı yaşı içerisinde bulunan mağdureyle cinsel ilişki boyutuna ulaşmayan fiziksel temas içerikli eylemleri açısından atılı suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekmektedir.
2. Kabule göre de; sanık hakkında tanzim edilen iddianamede çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, esas hakkındaki mütalaada da aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması talep edildiği halde, ilk derece mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 226 ıncı maddesine aykırı olacak şekilde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin uygulanmasına dair usulüne uygun ek savunma hakkı verilmeden anılan maddenin tatbiki neticesinde savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünün (1). bendinde açıklanan nedenlerle O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
D. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanık Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda on sekiz yaşını bitirmeyen çocuğun annesi ile babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet haklarının koruma altına alınması nedeniyle atılı suçun mağdurenin anne ile babası olması karşısında, mağdure çocuğun vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçenin (B) bölümünün (1) bendinde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
E. İlk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun adının ”Kanuni temsilcininin bilgisi ve rızası dışında evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında bulundurmak” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
V. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükmü Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünün (1) inci bendinde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin, Sanık Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükmü Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünün (3) üncü açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/460 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçenin (B) bölümünün (1) inci ve (2) nci bendlerinde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/460 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararına yönelik sanık müafii, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekilinin, temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.