Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/13216 E. 2023/147 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13216
KARAR NO : 2023/147
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/410 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan davada, yapılan yargılama neticesinde
aynı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiin Temyiz Sebepleri,
1. Mağdur beyanlarının yer, zaman ve oluş şekli ile değişiklik gösterdiği, raporlarla da çeliştiği, alınan raporlarda cinsel bir eylemin gerçekleşmediği yönünde somut delil bulunmadığına,

2. Mağdurun beyanında kullanmakta olduğu cep telefonu numarasını sanığa 1.10.2015 ya da Eylül 2015 tarihinde verdiğini ifade etmesine rağmen HTS kayıtlarında 2015 yılı 3 üncü ve 5 inci aylara ait telefon görüşme kayıtlarının raporla sabit olmasına,

3. Mağdurenin eylemin zorla gerçekleştiğine dair beyanlarının değişiklik göstermesi, buna rağmen oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanmaması nedeniyle kararın bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdure ile sanığın uzun zamandır arkadaş oldukları, aralarında duygusal ilişkinin bulunduğu, her ne kadar mağdure beyanında arkadaşı … kendisini babasının hapse gireceğinden mütevellit tehdit ederek ağabeyinin evine götürerek burada kendisiyle ters yoldan ilişkiye girdiğini, aradan bir hafta geçtikten sonra yine aynı eve giderek benzer tehditlerde bulunarak yine ters yoldan ilişkiye girdiklerini beyan ettiyse de, dinlenen tanıkların mağdure ile sanığın uzun zamandan beri arkadaş olduklarını beyan ettikleri, özellikle tanık M.S.I’nın sanığın arkadaşı olduğunu, sanığın anlattığına göre mağdure ile ciddi düşündüklerini, ailesi ile tanışacaklarını evlenmeyi düşündüklerini beyan etmesi üzerine mağdure ve sanığın karşılıklı rıza dahilinde görüşüp anlaştıkları, bu cümleden olmak üzere E.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı 28.10.2015 tarihli heyet raporunda mağdurede olaya bağlı travmatik bulgu saptanmadığı, ancak genital muayenesinde hymen anüler yapıda ve intakt, vajinal yoldan organ vesair cisim sokulmak suretiyle cinsel istismara maruz kaldığına yönelik tıbbi bir hikaye ve genital muayene bulgusu saptanmadığı, anal muayenesinde ise anal sfinkter tonusu normal olduğu, herhangi bir ekimoz, sıyrık yırtık, aktif pasif kanamanın saptanmadığının, ancak çocuk pskiyatrisi ve psikometrik testlerinde eylemle ilgili travma sonrası stres bozukluğu ve depresif belirtilen saptandığı dikkate alındığında cinsel istismara maruz kaldığının tespit edildiği, ancak mağdurenin sanığın kendisiyle rızası dışında cinsel ilişkiye girdiklerine dair iddiadan öteye başka delil olmadığı, mağdurenin sanık ile rızası dahilinde sanığın ağabeyinin evinde birden fazla kez cinsel ilişkiye girdikleri suçun bu hali ile mağdurenin de suç tarihi olan 2015 Mayıs ile 2015 Ekim arasında 15-18 yaş aralığında bulunduğu hususu da göz önüne alınarak sanığın eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek, hukuki süreç başlığı altında belirtilen şekilde mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Suçun Maddi Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, mağdurenin aşamalardaki özü itibarıyla değişmeyen beyanları, E.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 28.10.2015 tarihli heyet raporunda mağdurenin cinsel istismara maruz kaldığına dair kanaat, sanığın müdafii huzurunda alınan kolluktaki savunmasında mağdurenin beyanı ile uyumlu şekilde ağabeyinin evine gittiklerine yönelik ifadesi birlikte dikkate alındığında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. HTS kayıtlarındaki görüşmelere dair yapılan tespit ise sanık ve mağdure beyanları da dikkate alındığında sübuta etkili görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/410 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.