Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/13296 E. 2023/8491 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13296
KARAR NO : 2023/8491
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/191 E., 2015/242 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2013 tarih ve 2013/1200 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2013/191 Esas, 2015/242 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin çelişkili beyanları dışında sanığın mahkumiyetine yetecek derecede delil bulunmadığına, mağdurenin beyanının hiçbir tanık beyanı ile doğrulanmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”Sanık ile mağdurenin olaydan bir süre önce nişanlandıkları, nişandan sonraki bir tarihte mağdurenin babasının evinde başbaşa kaldıkları bir sırada sanığın mağdureyi öptüğü, her ne kadar mağdure sanığın kendisini farklı zamanlarda birden çok kez rızası dışında öperek göğüslerini ve kalçasını ellediğini iddia etmiş ise de, sanığın sadece bir kez mağduru öptüğünü, diğer suçlamaların doğru olmadığını savunduğu, ailevi nedenlerden dolayı sonradan nişanın bozulmuş olması nedeniyle mağdurenin sanığa suç atma çabası içerisinde olabileceği de göz önünde bulundurulduğunda mağdurenin sanığın ikrarı dışında kalan suç isnatlarının soyut beyanı dışında herhangi bir delille de ispatlanamadığı, bu itibarla yapılan yargılama, toplanan deliller, sanığın kısmi ikrarı, mağdurenin beyanı ve tüm dosya kapsamından sanığın suç tarihinde rızası dışında mağdureyi bir kez öpmek suretiyle üzerine atılı bulunan suçu işlediği, eylemin tek hareketli bir eylem olması ve temadi etmemesi nedeniyle suçun 6545 sayılı kanun ile değişik TCK.nın 103/1-2.cümlesi kapsamında ‘sarkıntılık’ suçunu oluşturduğu ve suçunun sübut bulduğu vicdani kanısına varılmakla müsnet suçtan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Karar başlığında suç tarihinin 13.02.2011-27.02.2011 tarihleri arası yerine, 2008 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

2. Sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu bir suç işleme kararının icrası kapsamında mağdureye değişik zamanlarda birden fazla işlediğinin anlaşılması karşısında, belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile artırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmalarının toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri haricinde doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2013/191 Esas, 2015/242 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.