YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13446
KARAR NO : 2021/8454
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı (mağdure …’e yönelik), sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı (mağdureler …, …, …’a yönelik)
HÜKÜM : Sanığın mağdure …’e yönelik eylemleri dolayısıyla beraati ile diğer atılı suçlardan mahkumiyetine dair İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2019 gün ve 2018/254 Esas, 2019/84 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile hükümlerin kaldırılarak atılı suçlardan mahkumiyetine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdureler vekillerinin temyiz isteminin incelemesinde:
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurelerin velayet haklarına sahip müştekilere, duruşmada şikayetçi olarak davaya katılmalarına rağmen usule uygun tebliğ edilen kararı temyiz etmemeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekillerin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık hakkında mağdure …’e yönelik çocuğun cinsel istismarından kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafisi, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyetine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, sanık müdafisi, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdureler …, … ve … yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince:
Mağdurların aşamalardaki ifadeleri, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın öğrencisi olan mağdurlara yönelik dokunma eylemlerini cinsel amaçla gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 24.12.2019 gün ve 2019/2040 Esas, 2019/342 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak atılı suçlardan mahkumiyetine dair kurulan hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 18.10.2021 tarihinde sanık hakkında mağdure …’e yönelik eylemlerinden kurulan hüküm yönünden oy birliğiyle, mağdureler …, … ve Yağmura yönelik eylemlerinden dolayı hakkında kurulan hüküm yönünden ise üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizce sanığın mağdureler …, … ve …’ya yönelik eylemleri hakkında “…sanığın öğrencisi olan mağdurlara yönelik dokunma eylemlerini cinsel amaçla gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı..” gerekçesiyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiş ise de;
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak kurduğu hükümlerin incelenmesinde, “öğretmen olan sanık …’ın mağdur …’un ellerinden tuttuğu, dudağına dokunduğu, ayağıyla mağdurun ayağına değerek fiziksel temas sağlamaya çalıştığı, katılan mağdur …”in ellerini tutup okşadığı, mağdurun elini kalorifere koyduğunda sanığın elini denk getirip mağdurun elinin üzerine kapatıp tuttuğu, yakınlaşmaya çalıştığı, ellerini mağdurun omuzuna koyduğu, bacağını okşadığı, “canım” diyerek sarıldığı, mağdur …’nın sanığın bu eylemlerinden rahatsız olup geriye kaçtığı, mağdur …’e yönelik ”canım, hayatım” şeklinde kelimeler sarf ettiği, sarıldığı, ellerini cinsel amaçla tuttuğu,..” şeklinde sübut bulan eylemlerinin cinsel amaç içerdiğinde şüphe bulunmayıp sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve istinaf incelemesi üzerine kurulan hükümlerin dosya kapsamına uygun olup onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan bu mağdurlara yönelik eylemler bakımından bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.