Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/13470 E. 2023/650 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13470
KARAR NO : 2023/650
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/900 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (d) bendi, 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.06.2020 tarihli ve 14-2016/110094 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçinin şarküteri niteliğinde bir iş yeri işlettiği, olay döneminde sanığın şikayetçinin iş yerine gidip gelmesi sonucu olay öncesinde tanıştıkları, sanığın toptancı olduğunu beyan ettiği ve irtibat için numaralarını birbirlerine verdikleri, sanığın daha sonra çeşitli bahanelerle şikayetçiyi aramaya başladığı, şikayetçinin rahatsız olması üzerine sanığı engellediği ancak bu sefer sanığın dosya kapsamındaki mesaj tespit tutanağında da tespit edilen biçimiyle “Hemşehrim benim, aşkım, benim sizi az önce telefonla aradım meşgul çıktı aşkım havadan uzaydan mesaj geliyor, aşk başlat evlen diye aşkım hayatım ben de size bildiriyorum aşkım beni ara yarın Antalyadayım hiç korkma ben buradayım gön … jandarma tim komutan …” biçiminde mesaj attığı, sanığın şikayetçi ile telefonla görüştüğü süreçte de sürekli onunla beraber olma arzusunu şikayetçinin hayır demesine rağmen dile getirdiği, sanığın şikayetçiye yönelik bu eylemlerinin elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanarak cinsel taciz suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın gönderdiği mesajda ve aramalarında şikayetçiye karşı söylediği sözlerin cinsel taciz içerikli olmadığı ve cinsel arzuları tatmin amacıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmadığı, sanığın devamlılık ve ısrar içeren eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu , bu bozma nedenine göre de öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma gerekçesine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/900 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.