YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13893
KARAR NO : 2023/1183
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
SAYISI : 2015/628 E., 2016/34 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/628 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 50 nci maddesi uyarınca 4.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.07.2020 tarihli, 14-2016/122566 sayılı, onama talepli Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi sübuta, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci cümlesinin uygulama alanının bulunmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
2. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın önceden tanıdığı katılan mağdureyi 21.03.2015 tarihinde yolda gördüğü ve “Gel seninle şu eve gidelim ve sana orada 200 TL.para vereyim” dediği , 23.03.2015 tarihinde ise bu kez sanığın katılanların evine yüzünü kapatacak şekilde üzerine ceket atılı vaziyette geldiği ve ikametin kapısını çaldığı, o esnada içerde bulunan katılan mağdurenin kapıyı açması üzerine onu elinden tuttuğu ve yine ona “Beni bir yere kadar götürür müsün” dediği, katılan mağdurenin bağırması üzerine ağabeyi olan tanık …’in olay yerine geldiği, sonrasında bu olayın polise intikal ettiği sanık savunması, katılan mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, katılan …’nın ve tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamından sabittir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafii İle Katılanlar Vekilinin Temyizleri Yönünden Yapılan İncelemede
Tüm dosya içeriğine göre sanığın 21.03.2015 tarihinde yolda gördüğü katılan mağdureye “Gel seninle şu eve gidelim ve sana orada 200 TL.para vereyim” dediği, 23.03.2015 tarihinde ise katılanların evine gelerek katılan mağdurenin kapıyı açması üzerine onu elinden tutarak “Beni bir yere kadar götürür müsün” dediği olayda mağdureye yönelik sübuta eren eylemlerinde mağdurenin elini tutmak suretiyle fiziki temas kurduğu nazara alınarak sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Tebliğname Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/628 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.