YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13932
KARAR NO : 2023/3086
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/490 E., 2016/112 K.
SUÇLAR : Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesi 16.02.2016 tarihli 2015/490 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararı ile sanık … B.’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; aynı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık … K.’nin cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine dair karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … B. Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanın tutarsız beyanlarından başka delil olmamasına, kişilerin huzur sükununu bozma suçu yönünden ısrar şartının gerçekleşmediğine ve dilekçesinde yer diğer sebeplere ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Kişilerin huzur ve sükunu bozma suçu yönünden mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, cinsel taciz suçundan seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak paraya çevrilmesine ilişkindir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
a) Her ne kadar sanık … K. tanık ve katılan tarafından teşhis edilememiş ise de olay tarihinde sanığın yanında bulunan kişi olduğu noktasında tereddüt bulunmadığına, mahkumiyeti gerektiğine,
b) … B. yönünden, olay gecesi aracı katılanın üzerine kırıp araçtan çıkıp kolundan tutma, tanığın taş atması sonucu olay yerinden uzaklaşma şeklinde gerçekleşen eylemin cinsel taciz değil cinsel saldırı suçu kapsamında olduğuna, seçimlik cezada hapis cezası verilmesine rağmen paraya çevrilmesinin hatalı olmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Alışveriş merkezinde çalışan katılanın suç tarihinden yaklaşık 1 ay öncesinden başlamak üzere 42 *** plakalı bir araç ile takip edildiği, araç içindeki şahısların katılanı farklı tarihlerde söz ile rahatsız ettikleri, en son 16.05.2015 tarihinde saat 22.30 sıralarında katılan işyerinden çıktıktan sonra yanında kardeşi tanık R.Y. olduğu halde sokakta yürüdükleri sırada arkalarından bir araç geldiği, araç içerisindeki şahıslardan sanık … B.’nin katılana “şşit, fıstık, ben sizi eve atayım” dediği, sonrasında katılanın yanında bulunan tanık R.Y.’nin araca taş atıp arka camını kırdığı, kolluk görgü tespit tutanağında 42*** plaka sayılı aracın park halinde olduğu ve sağ arka camının olmadığının belirlendiği, katılan ile tanık R.Y.’nin sanık … B.’yi teşhis ettikleri, dolayısıyla sanık … B.’nin katılana karşı kişilerin huzur ve sükununu bozma ve cinsel taciz suçlarını işlediği kanaatiyle her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
2. Sanık … B.’nin suç işleme eğilimi nazara alındığında, yeniden suç işlemeyeceği konusunda yeterli kanaat oluşmadığından hapis cezasının ertelenmesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamış; sanık hakkında takdiri indirim teşkil edebilecek bir durum söz konusu olmadığından hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanmamıştır.
3. Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçu işlemesindeki özellikler göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca hapis cezasının para cezasına çevrilmesine karar verildiği görülmüştür.
4. Sanık … K.’nin iddianameye konu olaya iştirak ettiği ve atılı suçları işlediği iddia edilmiş ise de; katılan ve tanık anlatımları ile teşhis tutanağı nazara alınarak bu sanığın atılı suçları işlediğine dair soyut iddia ve şüphe dışında mahkumiyetine yeter derecede açık, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından oluşan şüphe nedeniyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … K. Hakkında Cinsel Taciz ve Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçları Yönünden
Katılanın aşamalardaki olay tarihinde eylemleri gerçekleştirenlerin iki kişi olduğunu da içerir tanık R.Y.’nin beyanları ile de doğrulanan samimi ve istikrarlı anlatımları, her iki sanığın da olay tarihinde birlikte olduklarına ve kolluk tutanağında tespit edilen kullandıkları araçtaki cam kırığının aynı şekilde tanımadıkları kendilerini takip eden araç tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin savunmaları, olayın hemen akabinde gerçekleşen intikalde katılan ve tanık R.Y.’nin sanıklardan aracı kullanan şahsın top sakallı olduğunu ve net olarak gördüklerini beyan etmeleri, aracın sağında oturan diğer sanığın ise hafif kirli sakallı olarak sanık … K.’nin da yer aldığı tutanaktaki görünümüne uygun şekilde tarif edilmesi, katılan ve tanıkların olay günü gördükleri şahısların daha önceki gördükleri şahıslar olduğunu beyan etmeleri karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmüş, bu yönüyle katılan vekilinin temyiz gerekçelerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık … B. Hakkında Cinsel Taciz ve Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçları Yönünden
1. Sanıkların, katılanı son bir aydır, farklı tarihlerde akşam iç çıkışı kamyonet ile takip ederek söz ile rahatsız etmeleri, en son olarak yine aynı şekilde iş yerinden çıkan ve kardeşi tanık R.Y. ile yürüyen katılanın arkasından kamyonet ile yaklaşıp ‘..eve atayım mı’ şeklinde sözler söyleyerek gerçekleştiği kabul edilen eylemlerinde sırf huzur ve sükunu bozma amacını taşımayıp sarf edilen sözler itibariyle de cinsel amaç taşıdığı anlaşıldığından, eylemlerin bütün olarak zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilerek kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Sanık hakkında cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükunun bozma suçundan hüküm kurulurken mahkemesince seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildiği halde 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 50, 51, 62 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinde düzenlenen seçenek yaptırım, erteleme, takdiri indirim ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, dosya içeriğine göre, hakkında kesinleşmiş bir sabıka kaydı ve dosyaya yansıyan herhangi bir olumsuz kişilik özelliğinin bulunmayan sanık hakkında dosya kapsamına uygun olmayan, seçenek yaptırım uygulanırken açıklanan gerekçe ile çelişkiye düşülerek anılan lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesi 16.02.2016 tarihli 2015/490 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararına yönelik sanık … B. müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.