Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/14045 E. 2023/600 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14045
KARAR NO : 2023/600
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/264 Esas, 2016/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasıfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; Hükmün gerekçesinde, 27.01.2014 tarihli tutanak ile mağdurenin 29-30 haftalık gebe olduğunun tespit edilmesi üzerine yapılan ihbar uyarınca başlatılan soruşturma çerçevesinde, mağdurenin gebeliğinin 7. ayına kadar şikayette bulunmadığından bahisle sanığın mağdure ile zorla cinsel ilişkiye girmediği tespiti yapılmış olmakla birlikte, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “Reşit olmayanla cinsel ilişki” suçunun şikayete tabi olması nedeniyle bu hususta bir değerlendirme yapılmadan, sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı bulunduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiii temyiz istemi sübuta, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir.

2. Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi suç vasfına ve sair hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince sanık hakkında; 02.05.1998 doğumlu … ile sanığın, sanığın evinde cinsel ilişkiye girdikleri, suç tarihinde mağdurenin on beş yaşından büyük olduğu, Adli Tıp Kurumu raporuna göre bebeğin babasının sanık olduğunu, mağdurenin verdiği beyanında sanığın kendisi ile zorla ilişkiye girdiğini belirtmekle aynı zamanda sanık ile yaşadığı ilişkiden önce sanık ile evlenecekleri ve Ankara’da yaşayacaklarına dair aralarında konuşmaların geçtiğini belirttiği, dinlenen savunma tanıklarının da mağdure ile sanığın duygusal anlamda arkadaşlık yaptıklarını beyanla savunmayı doğruladıkları, dosyada mevcut doktor … … imzalı tutanağa göre, mağdurenin muayene sırasında durumunun tespiti ile Adli merciilere yansıtıldığı, mağdurenin gebeliğinin Yedinci Ayına kadar ki süreçte şikayette bulunmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın savunmasının aksine, suç tarihinde on beş yaşından büyük mağdure ile zorla cinsel ilişkiye girdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delil bulunmadığı, mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunduğu anlaşılmakla suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, zararın ağırlığı ve fiilin özellikleri gözetilerek eylemine uyan, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve öngördüğü ceza miktarı itibari ile lehine olan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince ceza alt sınırından uzaklaşmak suretiyle mahkûmiyetine dair Hakim ….’ın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği şeklindeki karşı oyu ile ve oy çokluğu ile yazılı şekilde hüküm verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alındığından katılan mağdure
vekilinin suç vasıfına ve sair hususlara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri ve Resen Yapılan İnceleme Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık ve mağdurenin cinsel ilişkinin 2013 yılının Ramazan ayında gerçekleştiğini beyan etmeleri ve Ramazan ayının 9 Temmuz-7 Ağustos tarihleri arasında olması, 27.01.2014 tarihli hastane muayene raporunda gebeliğinin 29-30 haftasında olduğunun belirlenmesi hususları nazara alındığında söz konusu gebelik haftası ve tarafların beyanına göre cinsel ilişki tarihinin doktor raporu ile tespitinden sonra şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığı hususları araştırılarak hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın işlediği kabul edilen eylemin suç tarihi itibarıyla lehe olup 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece ilk mahkûmiyet hükmünün kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle temyiz istemleri yerinde görülmüştür.

C. Tebliğname Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde belirtilen nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlelerle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/264 Esas, 2016/84 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.