YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14063
KARAR NO : 2023/247
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ünye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/311 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, yargılama aşamasında, suç tarihinde evde bulunduğuna ilişkin tanık dinletme talebinin mahkeme tarafından reddedilmesi ve hapis cezasının para cezasına çevrilmesine yöneliktir
III. OLAY VE OLGULAR
1. Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında; olay gecesi balkona çıkan katılana dışardan ”pişt pişt” diye seslenip cinsel organını dışarı çıkararak ve iki eli ile tutar vaziyette kendisine bakar durumda “Eteğini aç, altını bir göreyim” şeklinde sözler söylemesi iddiası üzerine cinsel taciz suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama neticesinde; Katılanın olay günü gece saat 02:00 sıralarında sıcaktan uyuyamaması üzerine sigara içmek amacıyla evinin balkonuna çıktığı, sanığın katılanın bulunduğu balkonun karşısına geçerek “pişşt” diye seslendiği, katılanın sesin geldiği yöne baktığında sanığı cinsel organını dışarı çıkarmış, her iki eliyle tutar halde katılanın bulunduğu balkona bakarken gördüğü, daha sonra sanığın “eteğini aç, altını bir göreyim” şeklinde sözler sarf ettiği, katılanın korkarak evine girdiği, evin pencerelerini kapattığı, sabah erken saatte karakola giderek şikayetçi olduğu, katılanın soruşturma aşamasında ve duruşmada sanığı kesin bir şekilde teşhis ettiği, sanığın atılı suçu kabul etmediği, soruşturma aşamasında konutta infazı olduğuna dair savunma yaptığı, buna ilişkin 26.06.2015 günlü Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün yazı cevabından sanığa infaz hakimliğince belirli gün ve saatler arasında imza atma yükümlülüğü getirildiği, sanığın suç tarihinde konutta infaz yükümlülüğünün bulunmadığının anlaşıldığı, suç tarih ve saatinde olay yerinde olmadığının resmi olarak bu belgelerin kanıtlamadığı, sanığın duruşmada olay günü evinde olduğuna dair savunma yaparak buna ilişkin tanıklarının olduğunu belirttiği, ancak katılan ile sanığın arasında önceye dayanan husumet bulunmaması, katılanın sanığa iftira atmasını gerektirecek bir neden bulunmaması, katılanın sanığı hem kollukta, hem de yargılama sırasında mahkeme huzurunda kesin olarak teşhis etmesi dikkate alındığında, dinlenebilecek muhtemel tanıkların sanığı doğrulayacak muhtemel beyanlarına itibar edilemeyeceği, bu nedenle usul ekonomisi de gözetilerek sanığın tanıklarının dinlenmesine gerek görülmediği, açıklanan nedenlerle sanığın üzerine atılı teşhir suretiyle cinsel taciz suçunu işlediği, savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın eyleminin ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinde düzenlenen hayasızca harekette bulunma suçunu oluşturduğu, bu suçun cezasının 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası olduğu, cinsel taciz suçunun cezasının ise 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası olduğu, fikri içtima hükmünün düzenlendiği 5327 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinde, tek fiil ile birden fazla farklı suçun meydana gelmesi halinde cezası ağır olan suçtan hüküm verileceğinin belirtildiği, bu halde sanığın cezasının üst sınırı itibariyle ağır olan cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasının gerektiği, ancak diğer hayasızca harekette bulunma suçunun alt sınırının 6 ay olması nedeniyle, cinsel taciz suçundan verilen cezanın hakkaniyet gereği 6 aydan az olamayacağı (Yargıtay 14. CD’nin 2012/482 Esas, 2013/8172 Karar sayılı kararı), ayrıca sanığın cinsel organını katılanı hedef alarak göstermesinden sonra bu şekildeki eylemle yetinmeyerek “eteğini aç, altını bir göreyim” şeklindeki sözlerle eylemine devam etmesi teşdit nedeni yapılarak sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki beyanları, katılanın kolluk ve yargılama aşamasında sanığı kesin olarak teşhis etmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/311 Esas., 2016/71 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.