Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/14134 E. 2023/1002 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14134
KARAR NO : 2023/1002
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin,16.02.2016 tarihli ve 2015/1045 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz isteğinde karşı tarafı tanımadığını ve husumeti olmadığını, iş yerinde telefonunu isteyen kişilere verdiğini, iyi niyeti nedeniyle kendisinin zarar gördüğünü, üzerine atılı suçu işlemediğini ve sair sebeplerle kararı temyiz ettiğini belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; soruşturma evrakı kapsamı, tutanaklar, savunma, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde, tanık …. adına kayıtlı (.) (…) (…) (..) (..) numaralı hat ile, katılanın kullanmakta olduğu (.) (…) (…) (..) (..) numaralı hattı 06.07.2015 – 25.07.2015 tarihleri arasında birden fazla kez arayarak, katılana cinsel ilişki teklifinde bulunmak ve yine cinsel içerikli sözler söylemek suretiyle, katılanı taciz ettiği, sanığın savunmasında bahsi geçen hattın eşinde olduğunu, ancak 24 – 28.08.2015 tarihleri arasında telefonun kaybedilmesi nedeni ile hattın kapatılmasını sağladıklarını, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, tanığın da bahsi geçen numaranın sanık tarafından kullanıldığını, 2015 yılı Ağustos ayı sonlarında sanığın kendisini arayarak hattı kapatmasını istediğini beyan ettiği görülmekle, tanık anlatımı ve sanık beyanı ile de bahsi geçen tarihlerde (.) (…) (…) (..) (..) numaralı hattın sanık tarafından kullanılmakta olduğu anlaşılmakla, daha önceden de benzer bir suçtan yargılandığı anlaşılan sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçunu, zincirleme suç hükümleri oluşacak şekilde işlediği hususunda mahkemece tam bir vicdani kanaat oluşmakla cezalandırılmasına, ancak sanık hakkında temyiz dışı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturması ve işlediği bir fiil nedeni ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanığın, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılması gerekeceğinden sanık hakkında kişilerin huzur ve sükunun bozma suçu yönünden ceza tertibine yer olmadığına dair hüküm kurulduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın eylemini telefonla gerçekleştirdiği sabit olmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin belirtilen eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin,16.02.2016 tarihli ve 2015/1045 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.