Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/14149 E. 2023/1495 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14149
KARAR NO : 2023/1495
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2012 tarihli ve 2012/34668 Esas sayılı iddianamesi ile; sanığın üzerine atılı cinsel taciz ve tehdit suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur.

2. Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.10.2013 tarihli ve 2012/1284 Esas, 2013/922 Karar sayılı kararı ile sanığa isnat edilen eylemin cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.

3. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2013/671 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz ve tehdit suçlarını işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın eylemlerinin dosyaya ibraz edilen mesaj kayıtları ve olaya tanık olan … ve … beyanları ile sabit olmasına karşın delil değerlendirilmesinde hataya düşülerek beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanın ablası tanık … ile evli olduğu ve evlilik süresi içinde sanığın kullanmakta olduğu 0544 (3..) (..) (.9) numaralı hattan katılanın kullandığı 0506 (5..) (..) (2) numaralı hatta 12.09.2011 günü “…, seni istiyorum, yeter artık dayanamıyorum, beni yine reddersen ablana zulme devam ederim, yıllardır senin evlenmene engel oldum, çünkü benim olacaksın, inan bana başka yolu yok, hayır dersen ya da ablana ya da başka birine söylersen ablanı öldürürüm, az kaldı ablandan boşancam, salak o yıllardır sende gözüm olduğunu anlamadı, benim olacaksın, seni düşündükçe çıldırıyorum, seni ben becerecem, kimseye yar etmedim etmeyeceğim, anla 20 yılı geçti anla artık yoksa karışmam, ablanı da herkesi de öldürürüm, seni memelerini ben emicem anla” şeklinde ve 15.09.2011 günü “bekaretini bozmadım tecavüz sayılmaz, hem sana kim inanır, o beni baştan çıkardı derim, ben subayım herkes bana inanır, hem ben olmasam açlıktan nefesiniz kokar, mecbursun bana” şeklinde mesaj göndermek suretiyle cinsel taciz ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde mahkemesince tanık … ile sanık arasındaki boşanma sürecinden sonra şikâyet hakkının kullanılması, tarafsız tanık anlatımının bulunmaması, mesaj gönderim tarihlerinde Ankara’da bulunmasına karşın mesaj gönderilen hattan alınan sinyal bilgilerinin Bandırma ilçesinden alınması karşısında sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit olmadığı gerekçesi ile beraatine dair hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2013/671 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususları yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.