Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/14178 E. 2023/443 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14178
KARAR NO : 2023/443
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olarak davaya katılmak istediğini beyan eden ve hükmü temyiz etmekle katılma iradesini ortaya koyan şikâyetçinin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan, vekili Av. …’ün ise katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli, 2015/750 Esas ve 2016/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, şikayet hakkının altı aylık süresi içinde kullanılmamasından ötürü 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.06.2020 tarihli ve 14-2016/123905 sayılı, ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın eylemlerinin cinsel taciz suçunu oluşturduğu ve katılanla aynı iş yerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanması sebebiyle suçun şikayete tabi olmadığı ve şikayet süresinin de katılanın üzerindeki tehdit ile baskının kalkması ile başlayacağı gözetilmeden mahkumiyeti yerine düşme kararı verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın, çalışmakta olduğu şirketin gerçekleştirdiği oryantasyon ve eğitim etkinliğine iştiraki ile iş yerinden arkadaşları ile 28.11.2014 tarihinde Ankara ili Çankaya ilçesinde bulunan otelde konakladığı, süreç içinde aynı iş yerinde çalışanlar ve sanık ile birlikte otel odasında bulundukları sırada yalnız kalmaları üzerine, sanığın katılanın yanına oturarak sohbet etmeye çalışıp devamında katılanı öpmeye çalışarak eliyle sırtına dokunduğu, katılanın sanığı ittirerek uzaklaştırıp odadan çıkarmaya çalıştığı sırada da sanığın kapı önünde katılanı öpmeye çalıştığı, ancak katılanın izin vermemesi ile yanından ayrıldığı, devam eden süreçte katılanın iş yerinden ayrılmasından sonra 29.05.2015 tarihinde vekili aracılığıyla şikayetçi olması ile cinsel saldırı suçundan görülen kamu davasında yapılan yargılamada altı aylık şikayet süresinin geçirilmesinden sonra şikayette bulunması sebebiyle düşme kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecine dayanak olan iddianame anlatımında cinsel saldırı suçuna vücut verir mahiyetteki vücuda cinsel maksatlı fiziksel temas anlatımları dışında olay öncesi veyahut sonrasındaki süreçte cinsel taciz suçunun işlendiğine dair bir izahın olmaması ve iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı dikkate alınarak katılan vekilinin cinsel taciz suçunun oluştuğu yönündeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemesince 28.11.2014 günü suç tarihi olarak kabulü ile katılanın 29.05.2015 tarihinde şikayet hakkını kullanmasında altı aylık şikayet süresinin geçtiğinden düşme kararı verilmiş ise de; katılanın 26.10.2015 günü talimat mahkemesinde alınan ifadesinde sanığın odadan ayrıldıktan on beş yirmi dakika sonra “Uyudun mu?” şeklinde mesaj gönderdiğini beyan etmesi ve katılanın telefonunda yapılan incelemede mesajın 29.11.2014 günü saat 02.25 sıralarında gönderildiğinin tespiti ile 15.05.2015 tarihli ifade tutanağına geçirilmesi ve sanığın aşamalarda alınan beyanlarında da zaman aralığının aynı şekilde ifade olunmasından ötürü sanığın üzerine atılı eylemin 29.11.2014 günü içinde gerçekleştiği ve şikayetin süresi içinde olduğu anlaşılmakla yargılamaya devam edilerek esasa ilişkin bir hüküm verilmesi gerekirken düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, temyiz isteği bu yönüyle yerinde görülmüştür.
3. Kabule göre de; İddianame ve gerekçeli kararda suç adı olarak cinsel saldırı suçuna yer verilmekle gerekçe kısmında cinsel taciz suçu ibaresine yer verilerek çelişki oluşturması ve hüküm kısmında atılı eylemin temas ettiği kanun maddesi ve düşme kararına hükmedilirken 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Yukarı bentte açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün ikinci ve üçüncü bendlerinde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli, 2015/750 Esas ve 2016/115 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.