YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14267
KARAR NO : 2023/442
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli, 2016/86 Esas ve 2016/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesiyle 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci,
ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.07.2020 tarihli ve 14-2016/152715 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı cinsel taciz suçunu işlemediğini ve uzun zamandır ilaç kullanımı ile devam eden psikolojik rahatsızlığının olduğunu ileri sürerek bu durumun dikkate alınmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; olay tarihinde alkollü vaziyette olan sanığın sokak üzerinde karşılaştığı ve daha önceden tanışıklığının bulunmadığı katılanın arkasından yürüyerek “15 yıldır ben böyle bir kalça görmedim, bir kayıversem” şeklinde sözler sarf etmek suretiyle cinsel taciz suçunu işlediği kabul olunarak mahkumiyete ilişkin hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde akıl hastalığı iddiasında bulunmayan sanığın temyiz dilekçesinin ekinde sunduğu ve incelemeye konu suç tarihinden önceki döneme ait, Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 21.11.2008 tarihli rapor suretinde “Bipolar affektif bozukluk (Depresif epizot) ve borderline kişilik organizasyonu” tanısıyla çalışamayacağı ve malulen emekliye sevkinin uygun olacağının bildirilmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 32 inci maddesi gereğince sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu karşısında temyiz isteği bu yönüyle yerinde görülmüştür.
2. (1) numaralı bozmaya uyulması ve sanığın atılı suç yönünden cezai ehliyetinin bulunduğunun tespiti halinde ise, sanığın işlediği kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Yukarı bentte açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli, 2016/86 Esas ve 2016/211 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.