YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14525
KARAR NO : 2023/701
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/515 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsacılığınca tanzim olunan, 17.07.2020 tarihli ve 14-2016/142233 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığa son sözü sorulmadan mahkumiyet kararı verilemeyeceğine, suçun işlendiğine dair mağdurenin beyanları ve dosyadaki diğer sanıkların ifadeleri dışında delil olmadığına, mahkemece delilerin araştırılmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, şartları oluşmasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Tüm dosya kapsamı ve deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Katılan sanık …’ün katılanı bir hafta boyunca aracı ile takip ederek öpücük atmak suretiyle zincirleme surette cinsel tacizde bulunduğu, katılanın bu durumu sanıklara anlattığı sanıkların da katılan sanığı takip ederek neden bu şekilde davrandığını sormak istedikleri ancak bu sırada aralarında tartışma çıktığı bunun üzerine sanıkların katılan sanığı darp ettikleri; katılan beyanı, katılan sanık beyanı, sanık savunmaları, tanık Ramazan beyanı, katılan sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına dair adli muayene raporu ile tüm dosya kapsamıdan anlaşılmakla katılan sanığın ve sanıkların isnat edilen suçlardan cezalandırılmalarına karar verilmiş, katılan sanığın suçu işleme biçimi, işlendiği yer ve zaman, kastın yoğunluğu, sanığın amacı suçun işlenmesindeki sıklık göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılmıştır.
Katılan sanığın daha önceden kasıtlı suçlardan mahkumiyetinin bulunması, aynı suçtan mahkememizde görülmekte olan davalarının bulunması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmaması nedenleriyle …unun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, aynı gerekçelerle ve kanunen sanık hakkında verilen adli para cezasının TCK.nun 51.maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın işlediği kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını veya adli para cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlülüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici beşinci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlülüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine göre Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/515 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hüküm 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.