YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14578
KARAR NO : 2023/8607
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/406 E., 2016/94 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
SSÇ hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/406 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile SSÇ’nin çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.08.2020 tarihli ve 14-2016/193386 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği
Dosyada SSÇ’nin cinsel istismardan cezalandırılmasını gerektirecek delil bulunmadığına, SSÇ’nin mağdura tokat attığının sabit olduğunu, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince; “15 yaşından küçük olana mağdur müdahil …’in okuldan erkek arkadaşı olan tanık … ve …’ın arkadaşı olan …’ın suç tarihi olan 31.10.2014 günü akşamleyin saat 17:00 sıralarında birlikte spor salonundan çıktıkları, …’in üstünü değiştirip tekrar salona gelmek istediği, bu amaçla …’in işyerine doğru birlikte yürümeye başladıkları, … ilçesindeki eski mezarlık olarak tabir edilen … Mahallesindeki mezarlığın kapısına geldiklerinde mağdur müdahilin …’a ‘içeri girip ölülere dua okuduktan sonra mezarlığın arka kapısından çıkarız ‘ demesi üzerine üçü birlikte mezarlığa girerek dua okuduktan sonra mezarlıktan çıkmak için yürüdükleri sırada biraz ileride mezarlık içerisinde arkadaşları … … , … ve …’ın iki arkadaşı ile birlikte bali çekmekte olup, SSÇ …’ın ‘… … gelin lan buraya’ diye bağırdığı ve mağdur müdahilin bulunduğu tarafa taş atıldığı, … ve …’in korkarak tellerden atlayıp kaçtıkları, mağdur müdahilin karanlıkta mezarlık içinde yalnız kaldığı, SSÇ …’ın mağdur müdahilin yanına gelip, arkasından sarıldığı, elleri ile bacaklarının arasından giysilerinin üzerinden cinsel organını ve iddiaya göre poposuna ellediği, mağdur müdahilin ‘ne yapıyorsun’ diyerek ittirmesi üzerine bu kez SSÇ …’ın mağdur müdahilin yüzünün sol tarafına eli ile tokat vurduğu, mağdur müdahilin ayrılmak istediğinde elindeki çantasını tutup “gidemezsin “diyerek bir kez daha tokat vurup gitmesini engellediği, mağdur müdahilin bu arada … isimli bir arkadaşını arayarak SSÇ’nin kendisini alı koyduğunu, mezarlıktan ayrılmasına izin vermediği söyleyerek durumu haber verdiği, mağdur müdahilin SSÇ’ye gitmek istediğini söylediğinde, SSÇ’nin mağdur müdahilin kolundan tutup ‘… gelene kadar buradasın, … bizim haplarımızı çaldı, … gelene kadar seni bırakmayacağım’ dediği, mağdur müdahilin SSÇ’ye ‘seni … ile ne işin var’ dediğinde, SSÇ’nin ‘… bizim 1000 tane hapımızı aldı’ diyerek cevap verdiği, hatta mağdur müdahile ‘ben sana en güzel haplardan içireceğim’ dediği, bir süre sonra mağdur müdahili …’ın aradığı, mağdur müdahilin SSÇ’nin kendisini bırakmadığını söylediği ve telefonu SSÇ’ye uzattığı, SSÇ ile …’ın telefonla konuştuktan sonra mağdur müdahilin bağırıp yardım istemesi üzerine SSÇ’nin yanındaki arkadaşı …’in ‘kızı bırak gitsin’ demesi üzerine mağdur müdahili bıraktığı, mağdur müdahil yolda yürürken polis ekibini görünce yardım istediği ve bu şekilde olayın adli mercilere intikal ederek mağdur müdahilin beyan ve şikayetleri doğrultusunda soruşturmaya başlandığı şeklinde meydana gelen oluşa göre; yukarıda ayrıntısıyla anlatıldığı şekilde meydana gelen olayda SSÇ … her ne kadar aşamalardaki savunmalarında yukarıda belirtildiği şekilde savunmada bulunarak bu savunmalarında özetle; suç tarihinde mezarlıkta mağdur müdahilin küfür etmesi nedeniyle çanta ile vurduğunu ve ona ‘… gelene kadar buradan gidemeyeceksin’ dediğini, ancak mağdur müdahile yönelik herhangi bir cinsel istismarda bulunmadığını belirterek atılı suçlamayı inkar etmiş ise de; mağdur müdahil …’in aşamalardaki tüm anlatımlarında; olayı aynen yukarıda belirtildiği şekilde anlatıp SSÇ hakkında şikayetçi olduğu, mağdur müdahilin aşamalardaki beyanlarının aynı doğrultuda olup istikrar gösterdiği gibi, mağdur müdahilin bu anlatımlarının özellikle tanıklar …, … …’in anlatımları ve diğer tanık anlatımları ile doğrulandığı, ayrıca SSÇ’nin suçlamayı inkar mahiyetteki savunma içeriğinin de aynı zamanda tevil yollu ikrarı da içerdiği görülmekle, tüm dosya kapsamından mağdur müdahil …’in gerçek ve samimi bulunup aynı zamanda dosya kapsamındaki deliller ile de örtüşüp doğrulanan anlatımlarına mahkememizce itibar edilmiş, buna mukabil gerçek ve samimi bulunmayıp dosya kapsamındaki deliller ile de örtüşmeyen SSÇ’nin mağdur müdahile yönelik cinsel istismarda bulunmadığı yönündeki savunmalarına ise mahkememizce itibar edilmemiş ve böylelikle, suç tarihinde SSÇ …’ın mağdur …’e yönelik yukarıda ayrıntısıyla anlatıldığı şekilde mağdur müdahilin istemeyip karşı koymasına rağmen, mağdur müdahilin arkasında sarılıp elleri ile bacaklarının arasından giysilerinin üzerinden cinsel organını poposunu ellediği, mağdur müdahilin mezarlıktan ayrılmak istemesine rağmen gitmesini engellediği, mağdur müdahile tokatla vurmak suretiyle onu basit tıbbı müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı ve bu şekilde SSÇ’nin mağdur müdahile yönelik basit cinsel istismar suçunu ve çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmakla, SSÇ’nin her iki suçtan dolayı aşağıda belirtildiği üzere ayrı ayrı cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, SSÇ hakkında çocuğa karşı cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından etkin pişmanlığa ilişkin TCK 110 maddesinin olayda değerlendirilmesi yönünden ise; SSÇ’nin mağdur müdahili olay yeri olan mezarlıktan çıkıp gitmesini engellediği, mağdur müdahile tokatla vurmak suretiyle onu dosya arasında mevcut doktor raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahile ile giderilebilir nitelikte yaraladığı anlaşıldığından yasal şartları oluşmayan etkin pişmanlığa ilişkin TCK 110 maddesinin uygulanması yoluna mahkememizce gidilmemiştir. ” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, SSÇ müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
B. Çocuğun Cİnsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, SSÇ savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, SSÇ’nin mağdurenin arkasından sarılarak kıyafetlerinin üzerinden cinsel organını ve poposunu elleme şeklinde kabul edilen eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alındığında, mevcut haliyle eyleminin 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/406 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararında SSÇ müdafii tarafından sunulan temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden SSÇ müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/406 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.