YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1474
KARAR NO : 2021/8475
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdureyi on beş yaşından büyük bildiği yönündeki savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 230. maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
Olay tarihinde cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen neden olmaksızın suça sürüklenen çocukla cinsel ilişkiye giren mağdure hakkında Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 17.02.2014 günlü raporda olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun cezası 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesi ile artırılmış ise de, mağdureyle yaşı itibarıyla hukuken geçersiz rızasına istinaden cinsel ilişkiye giren suça sürüklenen çocuğun, bu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır bir neticenin meydana geldiği, aynı Kanunun 23. maddesi uyarınca gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve olayın zora dayalı olmayan gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuk tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı, meydana gelen bu zararın TCK’nın 61. maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşmada dikkate alınabileceği gözetilmeden hakkında 103/6. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.