YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14806
KARAR NO : 2023/1379
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/888 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2020 tarih, 14-2016/138771 Tebliğnamesi ile kararın onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi sübuta ve sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince mağdur beyanı, sanık savunması ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) kayıtları nazara alınarak sanığın suç tarihinde katılanı aradığı sabit olduğundan sanığın katılana “konuşalım ihtiyacın yok mu, eşinde hasta, sana ben bakarım, eşinden boşan, benimle birlikte ol” dediği hususunda katılanın beyanına itibar edilerek sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafii Yönünden Temyiz İstemi
1. Tüm dosya kapsamı nazara alındığında katılan, sanığa ait olan telefon numarasından son bir yılda birçok kez aranarak “kocanı bırak ben sana bakarım”, “benimle birlikte ol” şeklinde sözler söylediğinden bahisle şikâyetçi olmuş sanık ise suç tarihinde kendisine bir adet boş mesaj geldiğini bunun üzerine numarayı aradığını ve arkadan çocuk sesleri geldiği için kapattığını sonrasında aynı numaranın kendini aradığı telefondaki kişinin özetle “yarın belediyeye geleceğini” söylediğini, sonrasında telefonu kapattığını ve aynı içerikte mesaj attığını beyan etmiştir. Temin edilen TİB kayıtları şikâyetten önceki son on güne ilişkin olup 30.03.2015 tarihi dışında taraflar arasında bir görüşme olmayıp söz konusu tarihteki görüşmeler ise sanık savunmasını doğrular niteliktedir.
2. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde katılanın beyanı doğrultusunda son bir yıllık kayıtlar temin edilerek sanık ile mağdur arasında 30.03.2015 tarihinden önce bir görüşme olup olmadığı hususu kesin olarak belirlenip TİB kayıtları, sanık savunması ve mağdure beyanları birlikte değerlendirildikten sonra karar vermek gerekirken eksik inceleme sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
3. Kabule göre de;
Sanığın katılana karşı eylemini telefonla gerçekleştirdiği sabit olmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ile artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Tebliğname Yönünden
Bozma sebebine uygun olarak tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/888 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde
görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326 ncı maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.