YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15019
KARAR NO : 2023/1427
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 Tarihli ve 2015/843 Esas, 2016/193 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14-2016/172281 sayılı Tebliğnamesi ile onama görüşlü olarak Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suç vasfının nitelendirilmesinde hata yapıldığına, bir an için iddianın doğruluğu varsayılsa bile mesaj içeriklerinin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturacağına, aynı mesajlar nedeniyle hem hakaret hem de cinsel taciz suçundan ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesinin hakkaniyete ve yasaya uygun düşmediğine, tehdit içerikli bir cümlesinin olmadığına, atılı suçlar bakımından suç işleme kastının bulunmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın katılan mağdureye ait telefon hattına “sana sarılmak isterdim, sikis, senede am cnım istese sana bunuda açıkça sylrm, ayvalarını yicem, goguslerini, senn amina krm, kotu şeyler olacak, istrsn yp ktlnrsn sncuna” şeklindeki mesajları atmak suretiyle atılı suçları işlediği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Cinsel Taciz ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın katılan mağdurenin telefonuna mesaj atmak suretiyle cinsel taciz suçunu işlediği gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunan temel cezanın aynı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince artırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Katılan mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, katılan mağdure ile sanık arasındaki whatsapp uygulaması üzerinden yapılan yazışmaların içeriği, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; ”sana sarılmak isterdim, …. yiyeceğim” şeklindeki sözlerinin cinsel taciz suçunu, ”senin a.mına koysunlar, kötü şeyler olacak, katlanırsın sonucuna” sözlerinin ise tehdit suçunu oluşturduğundan İlk Derece Mahkemesinin sanığın atılı suçları işlediğine yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. İlk Derece Mahkemesince sanığın mağdureye hitaben gönderdiği mesaj içeriklerinde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesi kapsamında hakaret suçunu oluşturacak sözler bulunmadığından sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2. Bozma sebebine göre Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Cinsel Taciz ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/843 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bolu 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/843 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.