YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15126
KARAR NO : 2023/1219
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden; hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu ve temyiz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden; mahkemece kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2016/109 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi ile 62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 4.500 TL ve tehdit suçundan da 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.000 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, atılı suçları işlediğine dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığı halde hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; “Sanığın adına kayıtlı numarası ile kullandığı cep telefonundan çocuk yaştaki mağdure …’nın kullanmakta olduğu cep telefonuna 06/05/2015 tarihinde sanığın cep telefonundan “numaranı dağıtmadım ama sen istedin dağıtıyorum şimdi ama üzerindekileri anlatırsan yemin olsun daha bulaşmam”, “numaranı dağıtıldı haberin olsun”, “bak ne yapalım o zaman beni faceden tekrar ekle oradan de bana üzerindekileri yeminle bulaşmayacam, sana isteği yolla bekliyorum”, “feysen yaz da o zaman lütfen yalvarırım yeminle silcem numaranı, dicenki üzerimde şu var altımda bu var de yeter bana”, “dağıtıyorum şansını kaybettin son kez aricam eğer üzerindekileri anlatırsan yemin ederim senden uzak duracam” şeklinde mesajlar atarak mağdur çocuğu cinsel yönden taciz edip tehditte bulunduğu” biçiminde olayların gerçekleştiği kabulü yapılmış,
Yine Mahkemece “Celp edilen iletişimin tespiti kayıtlarına göre, suça konu telefon numarasının sanık adına kayıtlı olduğu ve bu hattan mağdura ait telefona mesaj atıldığının sabit olduğu ve telefondaki mesajların tutanak altına alındığı, yine iletişimin tespiti kayıtlarının incelenmesinde; bu hattan “Kızaklı” soyadlı sanığın akrabası olan şahısların da arandığı” gerekçesine binaen sanık hakkında çocuğun cinsel taciz ve tehdit suçlarından yukarıda “HUKUKİ SÜREÇ ” başlığı altında birinci bentte yazıldığı şekilde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, sanığın bu hükme ilişkin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B.Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mağdurenin aşamalardaki samimi beyanları, savunma, mağdurenin cep telefonundaki suça konu mesajların tesbitine dair 07.05.2015 tarihli kolluk tutanağı, sanığın kullandığı numaranın abonelik
sözleşmesi kayıtları ile iletişimin tesbiti evraklarının olayı doğrulaması nedenleriyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükümle İlgili
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2016/109 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hükümle İlgili Olarak
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2016/109 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.