Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/15142 E. 2023/886 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15142
KARAR NO : 2023/886
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2015 arihli ve 2015/6333 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.08.2015 tarihli ve 2015/484 Esas, 2015/496 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yargılama yapılmak üzere görevsizlik kararı verilmiştir.

3. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/265 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları uyarınca 4 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.08.2020 tarihli ve 14-2016/200232 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği;
Dosya kapsamına göre cinsel birlikteliğin rıza dışında gerçekleşmesi nedeniyle sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;
Mağdurenin çelişkili beyanlarda bulunduğuna, cinsel birlikteliğin gerçekleşmediğine, ölçülülük ilkesine uyulmadığına, ceza belirlenirken gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşıldığına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile arkadaş olan mağdurenin farklı günlerde önce sanığın evinde sonra kendi evinde cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkiye girdikleri kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. … yazışma içerikleri, savunma, eylemlerin gerçekleştiği yerler ile intikal zamanı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık hakkında sübuta eren eyleminden dolayı temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine

hükmolunur” şeklindeki kanuni düzenleme nazara alınıp, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte değerlendirilmek suretiyle mahkemece temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi sırasında denetime elverişli somut gerekçe gösterilmesinin zorunlu olduğu halde kanundaki bir kısım ibarelerin tekrarı suretiyle gerekçe gösterilmeksizin cezada orantılılık ilkesi de gözardı edilip alt sınırdan aşırı uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Uygulamaya göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen 3 yıl 6 ay hapis cezası aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 1/4 oranında arttırılırken 3 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası yerine 4 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/265 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.