YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15272
KARAR NO : 2023/1431
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/619 E., 2016/216 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli, 2015/619 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (e) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2020 tarihli ve 14-2016/196597 sayılı, onama görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemenin delillerin takdirinde hataya düştüğüne, soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğuna, mağdurenin ve annesinin şikayetinden vazgeçtiğine, mağdurenin beyanlarının aşamalarda değiştiğine, sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına, sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Her ne kadar mağdure duruşmadaki beyanında sanığın cinsel organını tuttuğunu gördüğünü ancak, çıkardığını görmediğini beyan etmiş ise de; şikayetten vazgeçme eğiliminde olan ve olayın sıcağı ile verdiği ifadede sanığın cinsel organını gösterdiğini söyleyen mağdurenin duruşmada dinlenen pedagog beyanları da birlikte değerlendirildiğinde, olayı yumuşatmaya yönelik olduğu düşünülen duruşma beyanından ziyade, dinlenin tanık anlatımı ve daha önceden tanımadığı sanıkla ilgili yalan söylemesini gerektirecek bir nedeni olmaması karşısında hazırlık beyanlarına Mahkemece itibar edilerek, sanığın cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak, mağdurenin kolluk ifadesinde olay tarihinde sanığın cinsel organını çıkartıp kendisine doğru salladığını belirtmesine rağmen, duruşma beyanında cinsel organını tuttuğunu ancak çıkarttığını görmediğini ifade etmesi karşısında, sanığın cinsel organını teşhir ettiğine yönelik mağdurenin çelişkili beyanları dışında delil olmadığından 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin tatbiki suretiyle sonuç cezanın fazla tayini hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğname’deki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/619 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.