Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/15369 E. 2023/496 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15369
KARAR NO : 2023/496
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
KDZ. Ereğli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli, 2014/845 Esas, 2016/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısı; yargılama sırasında sanığın telefondaki sesinin şikayetçiye dinletilmesinden sonra şikayetçinin telefonda duyduğu sesin olay günü kendisini arayan kişinin sesi olmadığını belirtmesi üzerine beraat kararı verildiği belirtilerek; telefon konuşmalarında iletilen sesin normal hayatta konuşulan sesten kısmen farklılık arz ettiği, aynı zamanda telefonun ses alıcısının ağız kısmının herhangi bir cisimle dahi kapatılması halinde sesin çok farklı çıkabileceği, olay tarihinin 23.07.2014 olmasına karşın anılan duruşmanın 08.03.2016 tarihli olması nedeniyle geçen bu uzun süreden sonra şikayetçinin olay günü yöneltilen sesi hatırlamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) kayıtlarıyla, sanığın kendisine ait olduğunu kabul ettiği numaranın şikayetçiye ait numaralı hattı gece vakti kısa sürelerle defaatle aradığının tespit edildiği, sanığın soruşturma aşamasındaki beyanında şikayetçiye ait numaralı hattı aradığını hatırlamadığını, aramışsa da yanlışlıkla aramış olabileceğini, köyden başka şahısları gizli numaradan aradığını belirterek eylemi kabule yönelik beyanda bulunduğu, bu nedenlerle sanık hakkında haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz eyleminden mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği ve sair sebeplerle kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin gerekçesinde özetle; sanık savunması, şikayetçi beyanı, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) cevabi yazısı, şikayetçi vekilinin beyanları, sanığa ait sağlık raporu ile yine sanığa ait Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilmiş cezai sorumluluğunun tam olduğuna dair sağlık raporu, sanığa ait adli sicil kaydı ile birlikte yapılan yargılamada; şikayetçinin celsede kendisini arayarak “Seni götünden … ederim seni a.. … ederim” şeklinde sözler söyleyen kişinin sanık olup olmadığını bilmediği, şikayetçi olduktan sonra sanığın bulunduğunu, olay tarihinde 23:30-06:00 arasında aramaların devam ettiğini beyan ettiği, sanığın ise savunmasında 0372 (…) (..) (..) numaralı telefonu bilmediğini, TİB kayıtlarında aradığı numaranın kız arkadaşına ait olduğunu, kimi aradığını da bilmediğini, yanına gelen kişilerin aramış olabileceğini, şikayetçi ile duruşma çıkışı görüştüğünde olay günü telefonda duyduğu sesin onun sesi olmadığını belirttiğini ve böylece üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, mahkemece katılanın “Ben telefonda sesi duysam yine hatırlarım ancak sesi başka geliyor” şeklindeki beyanı üzerine mübaşir vasıtasıyla sanığın duruşma salonu dışarısına çıkartıldığı, … ….’nin cep telefonu şikayetçiye verilerek, yapılan telefon görüşmesinde şikayetçi duyduğu sesin sanığa ait olup olmadığı sorulduğunda “Telefonda duyduğum ses bu ses değildi ben kimseden şikayetçi olmamıştım savcılık beyanıyla şikayetçi olmuştum şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum” şeklinde beyanda bulunduğu ve böylece yüklenen fiilin sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu belirtilerek sanığın müsnet suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Karar tarihinin gerekçeli karar başlığında 08.03.2016 yerine 19.01.2016 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle KDZ. Ereğli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli, 2014/845 Esas, 2016/132 Karar sayılı kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.