YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15464
KARAR NO : 2023/498
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası
delaletiyle 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/878 Esas, 2016/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin 1-2-3-4 üncü maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adli hara cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.09.2020 tarihli ve 2016/201587 numaralı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği …… (…) (..) (..) numaralı hattı 10 yıldır kendisinin kullandığını ancak katılanı bilerek aramadığını, katılanı tanımadığını, hayatı boyunca hiç görmediğini, rahatsız etmek, taciz etmek gibi bir düşüncesinin asla olamayacağını, verilen cezanın fazla olduğunu, ödeme gücü olmadığını ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin gerekçesinde özetle; sanığın suç tarih aralığında kullandığı …… (…) (..) (..) numaralı telefon hattından, katılanın kullandığı …… (…) (..) (..) numaralı telefon hattına aramalar yaparak katılana hitaban ”Senden hoşlanıyorum, seninle çıkmak istiyorum, seninle beraber olmak istiyorum, ben eşinden daha iyiyim, daha iyi yaparım” şeklinde sözler söylediği ve katılanın şikayetçi olduğu, sanığın alınan savunmalarında …… (…) (..) (..) numaralı hattın kendisine ait olduğunu, 10 yıldır kendisinin kullandığını, katılanı rahatsız etmediğini, belki yanlışlıkla aramış olabileceğini savunduğu, tevil yollu ikrarda bulunduğu, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından getirtilen konuşma dökümlerinde suç tarih aralığında on dört kez katılanın kullandığı hatta aramalar yapıldığının sabit olduğu belirtilerek sanığın 5237 sayılı Kanunun 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamış, bu nedenle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
2.Mahkemece sanığın cinsel taciz eylemini telefonla aramak suretiyle gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin tatbik edilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/878 Esas, 2016/177 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.