YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15518
KARAR NO : 2023/152
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gümüşhacıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2015 tarihli ve 2015/199 Esas sayılı iddinamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci ve ikinci
fıkrasının (d) bendi ile 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemli Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarih, 2015/262 Esas ve 2016/10 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeni ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.09.2020 tarih, 14-2016/212269 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tavdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen cinsel taciz suçunun şikayete tabi olmadığına, mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken şikayete tabi suç olarak kabul edilip düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesi; “Dosyanın incelenmesinde sanık hakkında cinsel taciz, hakaret ve basit tehdit suçlarından dolayı dava açıldığı, olayın müştekisi Gül’ün 17.12.2015 tarihli celsede alınan ifadesinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, takibi şikayete bağlı olan suçların müştekisinin şikayetinden vazgeçmesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği davanın düşeceği, sanık hakkında düzenlenen iddianamede belirtilen suçlardan hakaret ve basit tehdit suçlarının 5237 sayılı Kanun’un 131 ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince takibinin şikayete bağlı olduğu noktasında bir şüphe bulunmamaktadır. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca açılan posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz suçu açısından yapılan değerlendirmede ikinci fıkranın ilk cümlesinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır ifadesi bulunmaktadır. Suçun nitelikli hali olarak düzenlenen bu fıkrada ilk fıkraya atıfta bulunulmaktadır. İlk fıkrada ise suçun takibinin şikayete bağlı olduğu belirtilmektedir. İkinci fıkrada bu konuda açık bir hüküm bulunmaması suçun takibinin şikayete bağlı olup olmadığı hususunda tereddüt uyandırmaktadır. Yine 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında Basit Tıbbi müdahale ile
(BTM) giderilebilir şekildeki yaralamanın şikayete tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Üçüncü fıkrada ise yaralamanın nitelikli hallerine yer verilmiş, bu hallerin gerçekleşmesi halinde açıkça ”Şikayet aranmayacağı” düzenlenmiştir. Dolayısıyla BTM ile giderilebilir dahi olsa üçüncü fıkradaki hallerden
birinin mevcudiyeti halinde sanık şikayet aranmaksızın cezalandırılabilecektir. Halbuki somut olayda uygulamaya konu 105 inci maddenin ikinci fıkrasında açıkça şikayet aranmayacağı belirtilmemiştir. Bu nedenle maddenin ilk fıkrasında belirtilen suçun şikayete tabi olma özelliğinin tüm fıkralara şümul ettiğine kanaat getirilmiştir. Böylece şikayetten vazgeçme sebebiyle sanık hakkında açılan davanın düşürülmesine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.” gerekçeleriyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
IV.GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan düşme hükmüne ilişkin olarak ilk derece mahkemesinin gerekçesinin usul ve kanuna uygun olduğu, kanunda aksi açıkça belirtilmediği müddetçe suçun nitelikli hallerinin takibinin de basit hali gibi olacağı anlaşılmakla verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yukarıda belirtilen nedenlerle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2015/262 Esas, 2016/10 Karar sayılı kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, gerekçe bölümünde açıklanan sebeplerle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.