YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15680
KARAR NO : 2023/8742
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/8 E., 2016/114 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdur vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2014/8 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dört ve altıncı fıkraları, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle; kasten yaralamaya ilişkin hükümlerin uygulanmadığına, üst sınırdan hüküm kurulmadığına, her bir fiil için ayrı ayrı ceza verilmediğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğine, eksik tahkikatla karar verildiğine, suça sürüklenen çocuğun ceza sorumluluğunun bulunmadığına, ikrarın tek başına hüküm kurmak için yeterli olmadığına, kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”Mahkememizdeki yargılamaya konu olay şu şekilde gerçekleşmiştir. Mağdur … ile suça sürüklenen çocuk … komşu çocuklarıdır. Olay tarihinde suça sürüklenen çocuk …, arkadaşları ile birlikte site içerisinde oyun oynamaktadır. Oyuna mağdur …’ de katılmıştır. Bir süre sonra suça sürüklenen çocuk … mağdura ‘bir şey yapacağız.’ diyerek onu yakınlarda bulunan ormanlık alana götürmüştür. Ormanlık alanda suça sürüklenen çocuk … mağdura anal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunmuştur. Olay sonrası yapılan araştırma neticesinde suça sürüklenen çocuk …’in mağdura yönelik olarak önceki tarihlerde aynı şekilde 3-4 kez daha organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu tespit edilmiştir. Olayın oluş şeklini mağdurun ifadeleri teyit etmektedir. Nitekim mağdur … mahkememize yapılan yargılama sürecinde talimat yoluyla alınan ifadesinde ‘… Bu olayı bana heralde 4 kez yaptı. En son yaptığı çok canımı yaktı. Kaçmaya çalıştım. Ama beni yakaladı. Bunları bana yaptığında hep yalnızdık ben çükünü popoma sokmasını kastediyorum…. En sonuncuda bana yapmama izin verirsen sana güzel bir oyun yükleyeceğim, Ben kaçtım ama yine yaptı. Beni tuttu ve kaçmama izin vermedi. Bu olayda yazlıkta oldu. Gizli bir yer vardı. Sabah popom çok acımaya başlayınca dayanamadım ve anneme ve dedeme anlattım….’ şeklinde beyanda bulunmuştur. Olaydan sonra mağdur başına gelenleri anlatmış ve annesi benzer beyanlarda bulunarak oğlunu doğrulamıştır. SSÇ hazırlık aşamasından mahkeme safahatına kadar değişmeyen savunmasında olayın oluşumunu kabul etmiştir. Şöyle ki Suça sürüklenen çocuk … hazırlık aşamasında alınan savunmasında ‘…. oyun esnasında … i ağaçların arkasında gördüm, ve yanına yaklaşarak cinsel organımla, organımı sokmak suretiyle …’a fiili livata da bulundum, … bana karşı koymadı, bu olay daha önceleri bir haftalık aralıklarla üç kez daha olmuştu, tahmin ettiğim kadarıyla ilk olay bundan yirmi yirmibeş gün önce olmuştu, biz oyun oynarken hep aynı saklandığımız için diğer olaylarda bu ağaçlık alanda meydana geldi…’ şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz olaya ilişkin bilimsel araştırma yaptırmış ve bu meyanda rapor düzenlenmiştir. Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu’ nun 10.02.2016 ve 24.02.2016 tarihli raporunda ‘…. mağdur …’ün 18.08.2013 tarihinde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğu, ayrıca suça sürüklenen çocuk …’ın yapılan muayenesinde, 18.08.2013 tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu….’ tespit edilmiştir.Ayrıca her ne kadar Suça sürüklenen çocuğun yaşının büyük olduğu iddia edilse de Bodrum Devlet Hastanesinden gelen yazı cevabına göre suça sürüklenen çocuğun hastane doğumlu olduğu belirlenmekle nüfus kaydındaki doğum tarihine itibar edilmiştir. Bu nedenlerle suça sürüklenen çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı suçunu işlediği, tüm dosya kapsamından anlaşıldığından cezalandırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…”
şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan mağdur vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2014/8 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.