YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15781
KARAR NO : 2023/962
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli ve 2015/804 Esas, 2016/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.09.2020 tarihli ve 14-2016/218174 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Katılan ile evlenmek niyetiyle görüşmeye çalıştığına, ancak iki ayrı dosyadan şikayet edilince vazgeçtiğine, notları düşürmüş olabileceğine, o tarihten bu yana katılanı görmediğine ve tacizde bulunmadığına, ilk davadan sonra benzer şekilde hiçbir yazı yazmadığına, katılanın bahçesine atmadığına, katılanın evine ilk gittiğinde evde bulamayınca not bıraktığına ve ceza aldığına, katılanın kötü niyetli olarak notu yeni bulmuş gibi şikayetçi olduğuna, katılanın yeni buldum beyanının dikkate alındığına, bu hususun şüpheli olduğuna, nottaki yazıların taciz içeriğinin olup olmadığının değerlendirilmediğine, aynı sebepten ikinci defa ceza verilmesi söz konusu olduğuna, re’sen tespit edilecek temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın dul olduğu, sanık …’ın evli olmasına rağmen uzun süredir eşinden ayrı yaşadığı, sanığın katılan ile evlenmek için aracılar koyduğu, ancak katılanın evlenmek istemediği buna rağmen sanığın ısrarla daha önce bu konuda yargılanıp ceza almasına rağmen suç tarihinde “Birini sevdim senin gibi birini, kaderi paylaştım bütün mahalle ayaklandı, olacağı buydu merak etme zamanla kapanır bu yaralarım. Her şeye rağmen beni bu sevdanın parçası yaptığın sana minnettarım. Boş versene sen gururla süsle kalbini, yap gönlünün tatilini, aynaya bak göreceksin bu sevdanın katilini- …” yazılı pusulayı katılanın evinin içine attığı dosya sanığın soruşturma aşamasındaki tevilli ikrarı ve katılanın aşamalardaki beyanlarından anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın olay günü yazdığı notu katılanın evinin bahçesine atmış ise de “Birini sevdim senin gibi birini, kaderi paylaştım bütün mahalle ayaklandı, olacağı buydu merak etme zamanla kapanır bu yaralarım. Her şeye rağmen beni bu sevdanın parçası yaptığın sana minnettarım. Boş versene sen gururla süsle kalbini, yap gönlünün tatilini, aynaya bak göreceksin bu sevdanın katilini” şeklindeki notun cinsel içerik taşımaması nedeniyle sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı Yargıtay Cumhuriyet savcısının Tebliğname’deki onama isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli ve 2015/804 Esas, 2016/211 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.