Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/15784 E. 2023/931 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15784
KARAR NO : 2023/931
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli, 2016/19 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis; aynı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suç kastının olmadığına, hakkında lehe hükümler uygulanmadığına, beraat kararı verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın daha önce tanımadığı mağdurun kullanmakta olduğu telefondan arayarak şikayetçiye hitaben “Seni aradım, seninle görüşmek istiyorum ben … seninle olmak istiyorum benim bağ evime gel bir gece benimle birlikte ol”, “Ananı avradını sinkaf edeceğim o*ospu k*ltak” dediği, daha sonra şikayetçiye mesaj göndererek “… hanım ben art niyetli değilim seni Antep’e davet etmek istedim” yazdığı, sanığın şikayetçinin beyanındaki sözlerinin cinsel içerikli ve taciz içerir sözler olduğu, böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerin mevcut olduğu kanaatiyle sanığın cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. Sanığın şikayetçiyi aradığı telefon hattının kendisine ait olduğu ve bu hattın kimse tarafından kullanılmadığı tespitlerine ve bir hattın birden fazla kişi tarafından hat olarak kullanılamayacağı gerçeği doğrultusunda sanık tarafından şikayetçinin arandığı, şikayetçi beyanı ve dosyada mevcut bulunan HTS kayıtları ile tespit edilmiştir.

3. Şikayetçinin beyanlarının doğru olduğu kabul edilerek 29.07.2015 tarihli ifade içeriğinden de anlaşılacağı üzere şikayetçinin kullandığı hatta sanığın kullanmış olduğu hattan gelen mesajda “Bağ evinde bir gece eğlenelim” şeklinde mesajın olduğu, yine şikayetçi beyanına göre sanığın kendisine “O*ospu k*ltak, senin a… Koyum” dediği ve şikayetçinin sanığa suç isnadını gerektirir dosyaya yansıyan bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından sanığın söylediği sözlerin onur ve saygınlığı rencide edecek boyutta olduğu anlaşıldığından sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Sanığın tekerrüre esas sabıkası olduğundan cezası belirlenirken tercihen hapis cezası tercih edilmiş, olumsuz kişiliği, soruşturmayı başkalaştırma girişimleri nedeniyle hakkında takdiri indirim uygulanmasına, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının suçun işleniş biçimi ve sanığın kişiliği dikkate alınarak seçenek yaptırımlara çevrilmemesine, kişilik özellikleri dikkate alınarak ve tekerrüre esas sabıkasının olması dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suç işleme hususundaki eğilimine ve yargılama sürecinde herhangi bir pişmanlık göstermiş olmamasına göre cezanın ertelenmesi halinde tekrar suç işlemekten çekineceğine dair mahkemede olumlu kanaat oluşmadığından hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1. Tüm dosya kapsamından sanığın eylemlerini telefon ile arayıp mesaj göndermek suretiyle elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanarak işlediği anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen temel cezanın aynı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince artırılmaması; eylemlerin 28.07.2015’te aranarak, 29.07.2015’te aranıp mesaj gönderilerek gerçekleştirilmesi dikkate alınarak zincirleme şekilde işlenmesi nedeniyle de 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırılmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli, 2016/19 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri haricinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.