YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15925
KARAR NO : 2023/1331
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/316 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2020 tarihli ve 14-2016/180403 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; İsmi … olan televizyon kanalına arkadaşlık için telefon numarasını mesaj olarak gönderdiğine, çok defa arandığına ve arama yaptığına, aradığı ve mesaj attığı bir numarayı yanlış çevirdiği için müştekinin telefonuna mesaj gitmiş olabileceğine, mahkemeden televizyon kanalının kayıtlarının getirtilmesini istediğine ancak mahkemenin kabul etmediğine, televizyon kanalı ile görüştüğünde kayıtlar için mahkeme kararının gerektiğini söylediklerine, mahkemenin para cezası yerine hapis cezası verdiğine, 231 ve 51 inci maddelerinin uygulanmadığına ve kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince “sanığın savunması, katılanın beyanı ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler değerlendirilmiştir. Katılan …’in 0534 .. .. numaralı GSM hattını kullandığı, sanığın ise 0538 .. .. numaralı GSM hattını kullandığı, sanığın kullandığı hattan katılanın kullandığı hatta 08/12/2015 tarihinden 15/12/2015 tarihine kadar Cinsel Taciz kapsamında kalan mesajlar attığı ve telefonla aradığı, bu durumun mesaj inceleme tutanağı ile sabit olduğu,sanığın alınan savunmasında ise, TV’den izlediği ve iletişim bilgileri üzerinden arkadaşlık kurulan bir kanaldan değişik numaralara sahip bayanlarla zaman zaman görüştüğünü, bu numaraları telefonuna kaydetmediğini, ezberinden aradığını, ezberden aradığı numaralardan birinin sonunu yanlış yazması nedeniyle katılanı aramış olabileceğini beyan ederek üzerine atılı suçu kısmi ve tevil yollu ikrar ettiği sanığın her ne kadar üzerine atılı suçu kısmi ve tevil yollu olarak ikrar etmiş ise de, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanığın 5237 Sayılı TCK’nın 105/1. maddede düzenlenen cinsel taciz suçunu işlediğinin bütün dosya kapsamından anlaşıldığı, sanığın eylemi nedeniyle cezası tayin edilirken sanığın sosyal ve ekonomik durumu, sanığın kişiliği,olayın oluş şekli dikkate alınarak cezasında alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın eylemini aynı katılana karşı birden fazla kez yapması nedeniyle cezasında TCK’nın 43/1. maddesi gereğince ¼ oranında arttırım yapılmış,sanığın suçuna yönelik; sabıkası, kişiliği, duruşmadaki halleri dikkate alındığında lehine takdiri indirim nedeni kabul edilmemiş ve suçunun cezasında TCK’ nın 62 madde indirim yapılmamıştır. Sanığın suçunu kasten işlemiş olması ve bu suçtan hapis cezasıyla mahkum olması sebebiyle mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet, kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına ve bu şekilde söz konusu haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmiştir. Sanığın bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında HAGB’nın şartlarının oluşmaması sebebiyle sanık hakkında HAGB kararı uygulanamamış; sanığın cezası ertelenmemiştir” şeklinde karar verilmiştir.
2
IV.GEREKÇE
1. Mahkemece kabul edilen olayda; sanığın aramalarında ve katılana gönderdiği mesajlarda cinsel taciz içerikli herhangi bir söz ile cinsel tatmin amacıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmayıp devamlılık ve ısrar içeren eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu , bu bozma nedenine göre de öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yukarı bentte açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/316 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03 2023 tarihinde karar verildi.