Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/15951 E. 2023/1032 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15951
KARAR NO : 2023/1032
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

NCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve sanık müdafii ile katılanlar vekilinin anılan karara yönelik temyiz istemleri 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip, esasen bu hususta merciince değerlendirme yapılarak karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2015 tarihli ve 2015/66 numaralı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası; çocuğun cinsel istismarı suçundan aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

b) Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3) Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.10.2020 tarihli ve 14-2016/179817 sayılı, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden itirazı kabil kararlardan olması nedeniyle incelemenin diğer suçlarla sınırlı yapılmasına karar verilerek çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan beraat hükümlerinin onanması görüşlerini içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, olay tarihinde on altı yaşında olan katılan mağdurenin sanık tarafından kandırılarak sanığın ailesine ait konuta götürülüp zorla ırzına geçildiğine, hal böyle olmasına rağmen yanlış değerlendirme ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden ceza verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna, iyi hal indiriminin kanuni olmadığına ve re’sen tespit edilecek temyiz sebeplerine ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; katılan mağdurenin çelişkili beyanları dışında ispat sağlanamadığına, sanık ile arasındaki flört ilişkisinin bitmesi üzerine şikayetçi olduğuna, eski nişanlısı hakkında da aynı tip iddiada bulunduğuna, sanığın suçlamayı kabul etmediğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin kanuna aykırı olduğuna, hastane doğumlu olmayan katılan mağdure için yaş tespiti yapılmadığına ve re’sen tespit edilecek temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçuna Yönelik İlk Derece Mahkemesi Kabulü
İlk Derece Mahkemesi, “…Sanığın araç içerisinde mağduru öptüğü hususu iddia edilmiş ise de bu hususun varlığını ortaya koyacak herhangi bir delil elde edilemediğinden…” şeklindeki gerekçesiyle sanığın beraatine karar vermiştir.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçuna Yönelik İlk Derece Mahkemesi Kabulü
İlk Derece Mahkemesi, “…Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmış ise de, mağdurun rızasının bulunması nedeniyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı…” şeklindeki gerekçesiyle sanığın beraatine karar vermiştir.

C. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçuna Yönelik İlk Derece Mahkemesi Kabulü
İlk Derece Mahkemesi, “…Sanık ile mağdur arasındaki arkadaşlığın cinsel ilişki yaşandıktan sonra da devam ettiği, cinsel ilişki yaşandıktan hemen sonra yetkili mercilere müracaat edilmemiş olması, tecavüz edildiği iddiasına rağmen hayatın olağan akışına uygun olmayacak şekilde sanık ile aynı evde kalmaya devam etmesi gibi hususlar gözetilerek mağdurun sanık ile rızasına dayalı olarak cinsel ilişkiye girdiği…” şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve sanık müdafii ile katılanlar vekilinin anılan karara yönelik temyiz istemleri 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip, esasen bu hususta merciince değerlendirme yapılarak karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. Ret sebebine göre Tebliğname’deki sınırlama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde; katılan mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında sanığın araç içerisinde katılan mağdureyi öptüğüne dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla; mahkeme kabulünün de bu yönde olduğu gözetilerek bir isabetsizlik görülmemekle birlikte yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi yerine olan ile çelişkiye yol açacak şekilde yüklenen fiilin suç olarak tanımlanmadığından bahisle aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararı verilmesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün olan bir hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
2. Düzeltilerek onama sebebine göre Tebliğname’deki onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın katılan mağdure ile 2014 yılı Temmuz ayında kendisine ait eve sadece akşam yemeği için gittiklerini, yemek sonrası evden ayrıldıkları şeklindeki savunması ile savunmayı destekler nitelikte olan annesi …’nin beyanı karşısında, sanığın suç tarihinde on yedi yaşında olan katılan mağdureyi alıkoyduğuna veya çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun unsurunu oluşturacak şekilde yanında tuttuğuna dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken farklı bir gerekçeyle yüklenen fiilin Kanunda suç olarak tanımlanmadığından bahisle aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün olan bir hukuka aykırılık olarak görülmüştür.

2. Düzeltilerek onama sebebine göre Tebliğname’deki onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

D. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, katılan mağdurenin genital muayenesini yapan doktor tanık Y.B’nin mağdurenin kendisine sanığın penisini vajinasına sokamadığını söylediğine yönelik kovuşturma beyanı, katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, kovuşturma evresinde verdiği ifadeye eşlik eden rehberlik öğretmeninin sorulanlara net ve akıcı bir şekilde cevap veremediğini belirtmesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanık ile mağdurenin cinsel ilişkiye girdiklerine dair mahkumiyete yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
A. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkında kurulan hükmün (B ve C) bentlerinde yer alan “…Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK’nun 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE” ibareleri çıkartılarak yerlerine “…Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince BERAATİNE” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.