YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16013
KARAR NO : 2023/610
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/809 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2020 tarihli ve 14-2016/221383 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık süre tutum dilekçesi vermiştir.
2. Sanık müdafiin temyiz isteği, kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiğine, kast unsurunun gerçekleşmediğine, teşdit uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nın olay tarihinden yaklaşık bir yıl kadar önce gördüğü ancak hiçbir şekilde muhatap olmadığı, tanımadığı bu şahsı ilk olarak Milli Egemenlik Parkının yanında gördüğü, sanığın kendisine çocuğunun yanında evli olup olmadığını sorduğu, kendisinin de “Sanane” diyerek terslediği, ancak sanığın kendisine “Arabam var, param var seni sikeyim” dediği, olay yerinden ayrılarak evine gittiği, sanığın ikametinin önüne gelerek kendisine eliyle koluyla gel işareti yaptığı, aradan bir kaç gün geçtikten sonra çarşıya gittiği esnada sanığın kendisini takip etmeye başladığı, yanına gelerek “Amına yoluna korum, tatlımsın sen, güzelisin sen, göğüslerin güzel, seni sikerim, memnun kalırsın benden” diyerek taciz ettiği, kendisinin “Git başımdan allahın belası, evli barklıyım” dediği, sanığın da bunun üzerine “Bende evli barklıyım karım bana yetmiyor, senide sikiyim, seni yapacam” dediği, bu olayları eşine başı belaya girmemesi için söylemediği, durumu evde bulunan annesi Nezahat’a anlattığı, annesinin bu şahsın yanına giderek kendisini şikayet edeceklerini söylemesi üzerine sanığın Nezahat’a “Tamam bir daha rahatsız etmeyeceğim, şikayetçi olmayın” dediği, daha sonra sanığın yine kendisini sıkıştırarak “Beni neden annene şikayet ettin, ben mutlaka senden alacağımı alacağım, seninle yatacağım, polise gidemezsin, gel Turhal dışına gidelim beraber olalım, kırmızı arabama atıyım seni, götüreyim sevişelim parada veririm” dediği, kendisinin “Ben böyle bir insan değilim adi köpek, defol git” dediği, sanığın en son 22.11.2015 günü ikametinin karşısına simit tezgahını kurduğunu ve buradan katılana eliyle gel işareti yaptığı, o anda evde olan eşinin durumu fark ederek “Kim bu adam, neden sana bakıyor, evimize bakıyor” dediği, bu sözler üzerine yanlarında olan müşterek çocuklarının babasına “Baba bu adam parkta bizi sıkıştırıyor, anneme amına koyum diyor” dediği, bunun üzerine eşinin sanığı aramak için evden çıkarak gittiğini, katılanın sanıktan şikayetçi olduğunun anlaşıldığı, katılanın beyanları, tanık beyanı, sanığın ikrara yönelik ifadeleri dikkate alınarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin uygulanması talep edilmiş ise de; sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçunu cinsel organının teşhiri ile işlediği sabit olmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uygulanmamıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunun soruşturma ile kovuşturmasının şikayete tabi olduğu ve kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olarak kamu davasına katılan mağdure …’nın, sanık hakkında hüküm verilmesinin ardından dosyaya sunduğu 24.03.2016 havale tarihli dilekçeyle mevcut şikayetinden vazgeçip, sanığın da mahkeme ifadesinde vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu nedenle tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
V . KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/809 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, vaki şikayetten vazgeçme nedeniyle bu suçtan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.