Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/16159 E. 2023/730 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16159
KARAR NO : 2023/730
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/16 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğa karşı cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; mağdurun annesi …’nin beyanı alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma yapılması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mağdur vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu’na, re’sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Dosyanın incelenmesinde; Müştekinin mağdurun annesi olduğu, mağdurun … Parkında beklerken şüphelinin yanına geldiği, şüphelinin mağdurdan telefondaki cevapsız aramaya bakmasını istediği, mağdurun da telefonu baktığı, şüphelinin mağdura parkta gezmeyi teklif ettiği, şüpheli ile mağdurun parkta gezdikleri sırada şüphelinin mağdura “benimle sevişirsen sana 50 TL para veririm” dediği, fakat mağdurun bunu kabul etmediği, bu olaydan 2-3 gün sonra şüphelinin mağduru telefonla aradığı, şüphelinin mağdura “aşkım gel … camiinin orada buluşalım, harçlığın yoksa sana 50 TL vereyim” dediği, mağdurun durumu annesine anlattığı, mağdur ile müştekinin … Camiinin oraya gittikleri, mağdurun şüphelinin yangına gittiği, buradayken şüphelinin mağdura “gel otele gidelim sevişelim, sana 50 TL vereyim” dediği, mağdurun bunu kabul etmediği, şüphelinin müştekiyi görünce olay yerinden uzaklaştığı, 21/09/2015 tarihinde şüphelinin tekrar mağduru telefonla arayıp … Camii mevkiine gelmesini istediği, mağdurun ve müştekinin polise haber verdiği, polislerin olay yerinden tertibat aldığı fakat şüphelinin mağduru arayarak işinin çıktığını gelemeyeceğini söylediği, şüphelinin çocuğa karşı cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde;Sanık … hakkında Mağdur … … ‘e yönelik Cinsel Taciz eyleminden dolayı 5237 sayılı TCK’nun 105/1-2.1.fıkra ve 43/1 maddeleri gereğince kamu davası açılmış ise de; sanık beyanında … parkından geçtiği sırada telefonuna mesaj geldiği, mesajı telefonuna indiremediği için o sırada parkta bulunan bir çocuğa seslenerek mesajı indirip indiremeyeceğini sorduğunu, çocukla konuşurken kendisine ne iş yaptığını sorduğunda inşaatçı olduğunu söyleyince 3-4 gün çalıştırıp çalıştırmayacağını sorduğunu, günlüğünü 50 TL’den istediğini ve ben yarın gelirim dediğini, kendisinin de veremeyeceğini söyleyince, o zaman 20 TL ver dediğini 20 TL’yi de veremeyeceğini söyleyince oradan ayrıldığını mağdurun kendisine 2-3 kez birlikte gezmeyi teklif ettiğini, kendisininde arkadaşımmısın dediğini çalışmak içinde gelmediğini, olay günüde prostat ameliyatı olacağını bu hususta belgelerininde mevcut olduğunu ailesi ile bir araya gelmediğini beyan etmiş olup, mağdur ise beyanında; olay tarihinde … parkında oturduğunu, önceden tanımadığı sanığın yanına gelerek telefondaki cevapsız aramanın yerini sorduğunu kendisinin de yerini gösterdiğini, sanığın kendisine arkadaş olalım diyerek telefon numarasını istediğini, kendisinin de telefon numarasını verdiğini onunda telefon numarasını aldığını … parkında telefonundan bazı görüntüler izlettiğini, görüntülerde iki erkeğin öpüştüklerinin göründüğünü, kendisinin yanından uzaklaştığını, eve gidincede durumu annesine anlattığını ve annesi ile birlikte polise gittiklerini beyan etmiştir.
Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirilme biçimi konusunda kuşku belirmesi halinde uygulanacağı gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Sanık … tarafından çocuğa karşı cinsel taciz eyleminin işlendiğinin sabit olmadığı mahkememiz tarafından değerlendirilmiş, mağdur sanığın telefonundan bazı görüntüler izlettiğini, görüntülerde iki erkeğin öpüştüklerinin göründüğünü belirtmiş ise de, sanığın telefonunda bu şekilde bir görüntünün bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durum mahkememizde mağdurun beyanlarına şüphe ile yaklaşılması ve sadece bu beyanlara dayanılarak ceza verilmesinin mümkün olmadığı fikrini doğurmuştur. Tüm bu nedenlerle yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kanaati ile CMK’nun 223/1-2 e maddeleri gereğince sanığın üzerine atılı eyleminden dolayı beraatine,karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” şeklinde kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunması nedeniyle kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/16 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.