YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16183
KARAR NO : 2023/659
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Simav Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.12.2014 günlü 2014/561 Esas sayılı iddianamesi ile zincirleme şekilde cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Simav Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2014/710 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde cinsel taciz suçundan 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; olayın sübuta ermediğine, suç vasfının nitelendirmesinin yanlış olup hakaret suçunun unsurlarının tartışılması gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, para cezasına çevirme, erteleme kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer husulardan ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyiz kapsamına göre
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’nin babası … adına kayıtlı olan ancak kendisinin kullandığı … numaralı telefondan katılanın kullanmış olduğu … numaralı telefonu 05.07.2014-06.07.2014 tarihleri arasında birden çok kez arayarak ona arkadaşlık teklifinde bulunduğu ve sanığın üzerine atılı zincirleme bir şekilde cinsel taciz suçunu işlediği sabit görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Mahkemece kabul edilen olayda; sanığın cinsel taciz içerikli herhangi bir söz veya eylemi ile cinsel tatmin amacıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmayıp devamlılık ve ısrar içeren eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu, bu bozma nedenine göre de öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Simav Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2014/710 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.