Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/16385 E. 2023/905 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16385
KARAR NO : 2023/905
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 Tarihli ve 2015/664 Esas, 2016/187 Karar Sayılı Kararı ile;
Sanık hakkında mağdurlara yönelik zincirleme şekilde çocuğa karşı cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; mağdurların iddiası ispat edilemediğinden kararın bozulması istemine ilişkindir,

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın cinsel taciz suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın atılı suçlamayı reddettiği, mağdurların olay sırasında gördükleri emniyet görevlilerinin yanına giderek eylemlerinden bahsettikleri sanığın yolda gittiği sırada olayın hemen akabinde yakalandığı ve intikalin bu şekilde gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde mağdurların birbirini doğrular nitelikteki beyanları dikkate alınarak, “Mağdurların 02.09.2015 günü saat 11.00 sıralarında Buca köprüsü civarındaki şelale havuzuna giderek yüzmeye başladıkları, yarım saat kadar sonra sanığın yanlarına gelerek havuz başına oturduğu ve mağdurları seyrettiği, daha sonra sanığın bali kullanan şahısların yanına gidip yeniden havuzun başına gelerek mağdurlara “Çocuklar çıkın gidin bu havuzdan” dediği, bunun üzerine mağdurların havuzdan çıktıkları, sanığın mağdurlardan … …’ı “Kıllarını kes, günah” şeklinde söz söylediği, daha sonra tüm mağdurların olay yerine ayrılıp giderlerken sanığın mağdurların arkasından gelerek mağdurlardan Doğan’ın omzuna elini atıp başını okşadığı ve hepsine birden “Aranızda en çok döl akıtan kim” diye sorduğu, mağdurların cevap vermeden yollarına devam etmeleri üzerine sanığın da mağdurların yanında yürüyerek eli ile dağı gösterip “Şu dağa gelin en çok kim otuzbir çekip akıtırsa ona 5 TL vereceğim” dediği, mağdurların yaptığının ayıp olduğunu söyleyerek yanından uzaklaşmaları üzerine de sanığın bu kez “Tamam çocuklar 5 TL olmasın 15 TL olsun” dediği, sanığın bu şekilde mağdurlara karşı aynı kasıt altında birden fazla mağdura karşı cinsel taciz suçunu işlediği kabul edilmek suretiyle atılı suçtan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. İntikal zamanı ve şekli, mağdurların beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. İddianamede 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması istendiğinden, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasında zincirleme suça ilişkin uygulama maddesinin belirtilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/664 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.