YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16556
KARAR NO : 2023/545
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/761 Esas, 2016/350 Karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk hakkında cinsel taciz ve kişinin huzur ve sükununu bozma suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında suça sürüklenen çocuğun müsnet suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.09.2020 tarihli ve 14 – 2016/222649 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mağdure vekili sübuta ve müvekkili mağdure hakkında suç duyurusunda bulunulmasına, vesaireye ilişkin temyiz isteğinde bulunmuştur .
III. GEREKÇE
1. Suç tarihinde on beş-on sekiz yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğa atılı cinsel taciz suçunun 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası kişinin huzur ve sükununu bozma suçunun aynı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı ve anılan maddede öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle aynı Kanun’un 66 ncı maddesinini birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrasında belirlenen 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımına tâbi olduğu ve 22.01.2016 olan sorgu tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun’un 322 ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Bozma kararı kapsamı nazara alındığında esasa girilmeyen dosyada, Tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/761 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.