Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/16586 E. 2023/1059 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16586
KARAR NO : 2023/1059
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/915 Esas, 2016/385 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Özetle; kendisinin soruşturmada ve kovuşturma aşamasında verdiği ifadeler arasındaki çelişki nedeniyle üst hadden ceza verildiğine, işlediği fiilin teşhir olarak değerlendirilmesi gerekirken cinsel taciz olarak değerlendirildiğine, suç tanımlamasında hata yapıldığına, hakkında takdiri indirim ve seçenek yaptırımların uygulanmadığına, verilen cezanın haksız olduğuna, şikayetten vazgeçmenin dikkate alınarak hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğine ve şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğine ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay günü yolda yürümekte olan katılana, park halinde bulunan aracının içerisinden adres sorma bahanesi ile mağdureyi durdurup fermuarı açık cinsel organını göstermesi üzerine katılan mağdurenin hızlı şekilde olay yerinden uzaklaşıp şikayetçi olması üzerine intikal eden olayda, katılan mağdurenin sanığı teşhis ettiği, sanığın mahkemedeki savunmasında soruşturma aşamasındaki beyanının aksine katılan mağdure ile daha önce arkadaşlıklarının olduğunu, ayrıldıklarını, bu nedenle kendisini şikayet ettiğini, böyle bir suç işlemediğini beyan etttiği, bu savunmasının kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaati ile itibar edilmediği ve sanığın atılı suçtan cezalandırıldığı görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, aşağıda bozma sebebi olarak gösterilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanık hakkında atılı suçtan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayıp, kanun maddesindeki bir kısım ifadeleri aynen tekrar etmek suretiyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak en üst hadden belirlenmesi neticesinde 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kurallarına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Sanığın müsnet suçu cinsel organını teşhir ederek işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tayin edilen temel cezanın aynı maddenin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince artırılmaması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/915 Esas, 2016/385 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı tutulması suretiyle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.