YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16675
KARAR NO : 2023/1575
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz, 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında; cinsel taciz suçundan kurulan hükmün incelenmesinde verilen kararın; 6217 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/797 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6136 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; mağduru taciz ettiğine ve elinde bıçak olduğuna dair kanıtın bulunmadığına, bıçağın kendisine ait olmadığına, polislerin eline nasıl geçtiğini bilmediğine, mahkemenin eksik yargılama ile yanlış karar verdiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”İddianame, şikayet, savunma, ele geçen bıçağın incelenmesine dair uzmanlık raporu, 07/11/2015 tarihli kolluk tutanağı, nüfus ve sabıka kaydı ile tüm dosya kapsamı incelendiğinde; olay akşamı mağdurun elinde poşetlerle oturduğu binaya girerken sanığın yolunu kestiği, mağdurun onun yanından geçerek evine girdiği, sonrasında giriş katta oturduğudan mutfağında çalışırken sanığın kendisini gözetlemeye başladığı mağdurun fark etmesi üzerine sanığın “şişt “diye seslendiği, mağdurun balkona çıktığı, sanığın ben yalnızım sahilde geziyordum. anlarsın ya şeklinde taciz içeren sözler söylediği, mağdurun sanığı terslediği, içeri girip kapıyı ve pencereyi örttüğü sanığın mağdurun evinini karşısında kaldırımda alkol almaya başladığı , bu arada elindeki bıçağında mağdur tarafından fark edildiği, 155 i arayan mağdurun bir yandan da sapık var diye bağırarak sanığın yakalanmasını sağladığı, bıçağın sanığın üzerinde çıktığı, niteliği itibari ile 6136 S.K. , 15/1 kapsamında kalan yasak nitelikteki kama benzeri bıçak olduğu, diğer eylemerinin TCK 105/1 maddesindeki cinsel taciz eylemini oluşturduğu, 6136 S.K M suçundan teşdit sebebi görülmemiş ise de cinsel taciz suçu yönünden ısrarlı davranışları mağdurun evine girmesinden itibaren başlayarak, balkondan onu izleyerek , çağırarak , gezme teklifinde bulunarak ve ısrarla suçu işlediği anlaşıldığından ceza tayin edilirken asgari sınırdan bir miktar uzaklaşılmış, sanığın sabıkalı geçmişine, sabıkasında HAGB ilamı bulunmasına rağmen tekrar kasıtlı suç işlemekten kaçınmamasına bu şekilde yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemizde olumlu kanaat bırakmamasına göre hükmün açıklanması geri bırakılmamış, mağdurun samimi görülen anlatımlarına eylemin giriş kattaki evinin hemen önünde olduğuna dair anlatımlarına göre sanığın başka birine seslendiğine dair anlatımlarına itibar edilmemiş, mağdurun eylemin kime yöneldiğnii anlayabilecek olgunlukta olduğu müşahade edilmiş, mağdur beyanlarına itibar ederek hüküm kurmak gerekmiştir.” şeklinde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) adli para cezaları kesin nitelikte olup, sanık hakkında cinsel taciz suçundan doğrudan verilen para cezasının miktarı itibarıyla kesin olmasından dolayı temyizi mümkün bulunmadığından, sanığın anılan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Sanık hakkında 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kurulan temyizi kabil hükümle ilgili olarak; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) inci bendinde açıklanan nedenlerle; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (2) nci bendinde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/797 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararı sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.