YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16730
KARAR NO : 2023/1476
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/666 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
Mahkemece detaylı inceleme yapılmaksızın, soyut beyanlar neticesinde şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz ardı edilerek kurulan hükmün haksız ve hukuka aykırı olduğuna, dosya kapsamında müştekinin soruşturma beyanı haricinde başkaca beyanı bulunmadığına, müştekinin duruşmalara ve keşif incelemesine katılmadığına, müvekkilinin karakolda alınan ilk ifadesinde rahatsızlığı olduğunu tedavisinin pahalı olması ve bütçesinin kısıtlı olması nedeni ile tıbbi imkânlardan yararlanamadığını dolayısıyla istemsiz olarak, herhangi bir kastı olmaksızın bu eylemleri gerçekleştirdiğini beyan ettiğini, müvekkilinin samimi bir şekilde beyanda bulunup üzerine isnat olunan suçlamaları kısmi olarak ikrar ettiğine, kesinlikle eve girmediğini dolayısıyla konut dokunulmazlığı suçunu işlemediğini söylediğine, olayın hemen sonrası yapılan araştırmalarda, olay yeri inceleme ekipleri teknik inceleme yaparak, delil sayılabilecek tüm materyalleri topladığına, müvekkiline ait parmak izlerinin isnat olunduğu gibi kapı kolundaki izler ile eşleşmediğine, müvekkilinin bir ayağının kapıdan içeride olduğu söylense de incelemeler neticesinde bu eylemin gerçekleştiğine dair somut bir delil bulunmadığına, müvekkili lehine olan hükümlerin uygulanmamasının adaletin tecellisini imkansız kılacağına, ıslah olmayan kişiliği ve duruşmada pişmanlık göstermemesi gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılarak seçenek yaptırımlara dönüştürülmeksizin müvekkilinin mahkumiyetine karar verilmesinin orantılı olmadığına, kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde şikayetçinin evinde bulunduğu sırada evin mutfak bölümünden sesler gelmesi üzerine mutfağa gittiğinde mutfağın bahçeye açılan kapısının açık olduğunu gördüğü, kapı eşiğine girmiş bir ayağı içeride bekleyen sanık ile karşılaştığı, sanığın cinsel organını çıkararak şikayetçiye gösterdiği, şikayetçinin panikle iç kısımlara kaçtığı ve bağırdığı, bunun üzerine sanığın eylemini sonlandırarak olay yerinden kaçarak ayrıldığı eyleminde, sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmasında üzerine atılı suçları ikrar ettiği gözetilerek sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın müdafii huzurunda soruşturma aşamasında alınan beyanı ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/666 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve
dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.