Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/1689 E. 2023/232 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1689
KARAR NO : 2023/232
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (Sanık … ile … haklarında), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (Sanıklar ………… haklarında)
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2011/337 Esas, 2014/36 Karar sayılı kararı ile sanıklardan … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkrası ile 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları ile 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (c) bendi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Sanık … hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109’uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (c) bendi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 15 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir.

4. Tebliğnamede özet olarak; ilk derece mahkemesinin hükmünden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi yönünden kısmî iptal kararı verildiği, anılan durum nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunulduğu, bu hususun bozmayı gerektirdiği, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı ceza usul kanunun verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğu, hükümde yer alan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkartılarak yerine kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin üçüncü fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanması talep edildiği görülmüştür.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan …’in Temyiz İsteği
Sanıklar haklarında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması ve takdiri indirim maddelerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … Müdafii Temyiz İsteği
Sanığın mağdurun yaşı hususunda hataya düştüğü, mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurul raporunun yeterli olmadığı, zira olay tarihinden 1 yıl sonra alındığı, ruh sağlığındaki etkilenmenin cinsel birliktelikten mi yoksa aile, sosyal çevre baskısının tezahürü mü olduğuna ilişkin bir izahat içermediği, zira mağdure ile sanığın olay tarihinden öncesine dayalı internet sosyal paylaşım sitesi olan … üzerinden başlayan arkadaşlıklarının olmasına, tanık … beyanında bu arkadaşlığı doğrulamasına, … yazışmaları ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının kayıtlarının bu durumu ortaya koymasına ve mağdurenin alınan genel adlî muayene raporunda herhangi bir darp cebir izi olmamasına rağmen ailesiden gördüğü baskı nedeniyle maddi gerçekle uyuşmayan beyanlarda bulunduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık … Müdafii Temyiz İsteği
Sanığın, sanık …’ın eylemlerine iştirak etmediği, sanık … ve mağdureyi evinden kovduğu, sanık … ile mağdurenin cinsel ilişki yaşadıklarından haberdar olmadığı, iddia olunan eylemin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması kapsamında kaldığı belirtilerek hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

D. Sanık …’ın Temyiz İsteği
Suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun yaşı hususunda kaçınılmaz bir hataya düştüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Katılan mağdur ile sanık …’ın … internet sitesinden tanıştıkları, internet üzerinden görüşmeye başladıkları ve ardından telefon ile de görüştükleri, olay tarihinde katılan mağdurun, sanık …’a beni kaçır dediği, 14.07.2011 günü katılan mağdurun … gidiyorum diyerek evden ayrıldığı ve sanık … ile buluşarak rızası ile …’ın ayarladığı sanık …’a ait taksiye bindikleri, taksi ile önce Ankara’ya gittikleri akabinde yakalanmamak için taksiyle Konya’ya devam ettikleri, Konya’da otogardan …’e otobüs bileti aldıkları, 15.07.2011 tarihinde otobüsten indiklerinde sanık …’ın amcası olan sanık …’ın kendilerini karşıladığı, sanık …’ın evine gittiklerinde tanık …’nün sanıklara engel olmaya çalışarak mağdur ile sanık …’ı eve almak istemediği ancak katılan mağdurun ve tarafların ısrarı ile evde kaldıkları, 16.07.2011 günü katılan mağdurun rızası ile sanık …’ın cinsel ilişkiye girdiği şeklinde olayın kabul edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A) Sanıklar Haklarında
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarları itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanıklar … ve … müdafileri, sanık … ve katılan …’in temyiz talepleri yerinde görülmemiştir.

B. Tebliğname Yönünden
Hükümlerden sonra 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 19.02.2014 tarihli ve 2011/337 Esas, 2014/36 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve katılan … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiin, sanık … müdafiin, sanık …’ın ve katılan …’in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.