Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/16973 E. 2023/1812 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16973
KARAR NO : 2023/1812
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/942 Esas, 2016/724 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, ikinci fıkrasının (e) bendi ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; çocuğun cinsel istismarı suçundan sanığın eyleminin zincirleme biçimde ve teşhir suretiyle çocuğa karşı cinsel taciz suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bu suç yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın tuvalet ihtiyacını giderdiğine, sağlık sorunlarının olduğuna, mağdur beyanları dışında delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.

B. Katılan Mağdureler Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan cezalandırılması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü yaşı küçük katılanlar … ****** ve … ****’nın birlikte Kayıhan Mahallesinde yolda yürüdükleri, Alabalık Restoran ve Kuran Kursunun olduğu yere geldiklerinde yolun kenarına park etmiş bir aracın yanında sanığın durduğunu gördükleri, sanığın yaşı küçük katılanları görünce pantolonunun fermuarını açarak cinsel organını çıkartıp yaşı küçük katılanlara gösterdiği ve onlara bakarak güldüğü, yaşı küçük katılanların bu olay karşısında şaşırdıkları ve korktukları, ancak yolda yürümeye devam ettikleri, biraz ileride rastladıkları ve kimliği tesbit edilemeyen bir kadınla karşılaştıklarında, bu kadının da yaşı küçük katılanlara “Ben telefonla aramayı bilmiyorum, polisi arayıverir misin, aşağıda bir … cinsel organını bana gösterdi ve laf attı, ben de ona bağırdım” dediği ve cep telefonunu yaşı küçük katılanlara verdiği, yaşı küçük katılanların polisi aradıkları ve sanığın aracının plakasını ve olay yerini polislere bildirdikleri, bir süre sonra olay yerine gelen polislerin sanığı yakaladıkları, yaşı küçük katılanların mahkememizde ifade verdikleri duruşmada kendilerine gösterilen sanığa ait fotoğraftan sanığı kesin ve net olarak teşhis ettikleri, buna göre sanığın her ikisi de on sekiz yaşından küçük olan katılanlara yönelik olarak cinsel organını teşhir etmek suretiyle çocuğa karşı cinsel taciz suçunu işlediği, sanığın tek eylemle ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında her iki katılana yönelik olarak aynı suçu işlemiş olması nedeniyle eyleminin zincirleme suç niteliğini taşıdığı anlaşıldığından sanığın 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, ikinci fıkrasının (e) bendi ve 43 üncü maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddia edilmiş ise de, sanığın yaşı küçük katılanlara karşı, onların vücut dokunulmazlığını ihlal eder biçimde ve kendisinin cinsel arzularını tatmin amacına yönelik bir davranışının bulunmadığı, sanığın yaşı küçük katılanlara fiziki bir temasının olmadığı, bu nedenle eylemin cinsel istismar suçunu oluşturmayacağı, sanığın eyleminin yaşı küçük katılanların vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen nitelikte sırnaşıkça cinsel davranış olduğu, buna göre de eylemin cinsel taciz suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, sanığa değişen suç vasfına göre ek savunma hakkı tanınmış ve buna göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan mağdureler vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/942 Esas, 2016/724 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdureler vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdureler vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.