Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/16994 E. 2023/1594 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16994
KARAR NO : 2023/1594
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2015/83939 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.

2. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemleri reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçları kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 104 üncü maddenin birinci fıkrası ve 43 üncü maddeleri ile 2 yıl 6 ay hapis cezası, 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığına, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden dosyada cezalandırmaya yeter delil bulunmadığına ve takdiri indirim hükmünün yasaya aykırı olarak uygulanmadığına ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri
Hata hükümlerinin uygulanarak reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulamayacağına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yerine çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve tehdit suçu yönünden de sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Mahkemece; “Tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu birlikte değerlendirildiğinde; sanık … ***’ın olay tarihinde kız arkadaşı olan ve 15 yaşında bulunan mağdure … *** ile ilk olarak mağdurenin doğum günü olan 28/10/2015 günü buluştuktan sonra mağdureyi ablasının ikamet ettiği … ilçesindeki … köyüne götürdüğü, orada bir süre kaldıktan sonra il merkezine geri dönerek marketten bira aldıkları, pazar yerindeki bir banka oturarak sanığın aldığı biraları içtikleri, mağdurenin içtiği -yüksek oranda alkollü- içkinin tesiri ile sarhoş olunca sanığın mağdureyi evine gelmeye ikna ettiği, sanığın evine gitmelerinden sonra doğruca sanığın odasına girdikleri ve sanığın mağdureyi öpmeye başladığı ardından mağdurenin vücuduna cinsel organını sokarak eylemi gerçekleştirdiği sübut bulmuştur. Sanığın bu ilk eyleminden sonra da mağdure ile ilişkiye girdiği, son olarak 20/12/2015 tarihinden 20-25 gün önce yine sanığın evine götürdüğü mağdure ile cinsel ilişkiye girdikleri anlaşılmıştır.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk İzlem Merkezinin 20/12/2015 tarihli raporuna göre Mağdure … ***’in vücut muayenesinde; vücutta belirgin bir travmatik patoloji tespit edilmediği, genital muayenesinde; vulva ve vajen girişinde patalojik bir bulguya rastlanmadığı, kızlık zarının annüler yapıda olduğu, hymen esnek aşıklığının yaklaşık olarak 3 cm çapında olduğu ve erişkin erekte bir penisin girimine uygun olduğu, kızlık zarında saat 9 hizasında vajen duvarında da devam eden 10 günden eski yırtığa rastlandığı ancak yeni yırtık vb travmatik buluya rastlanmadığı belirtilmiştir.

Sanık hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Çocuğun Cinsel İstismarı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Tehdit suçlarından kamu davası açılmışsa da; sanık ile mağdurenin arkadaşları aracılığıyla tanıştıkları, mağdurenin arkadaşı olan … isimli şahısın sanığa mağdurenin 16 yaşında olduğunu söylediği, bu hususun mağdure tarafından da kabul edildiği, sanık ile mağdurenin sevgili olduğu süre ve ilk cinsel ilişkiye girdikleri zamanın tanışmalarından itibaren 20 günlük sürede gerçekleştiği dikkate alındığında, sanığın, mağdurenin gerçek yaşını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı görülmediği, Türk Ceza Kanunun 30. maddesinde düzenlemesini bulan Hata hükümleri gereği, mağdurenin yaşında yanılması sonucu suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen sanığın TCK 103. maddesinden sorumlu tutulamayacağı, fakat mağdurenin 16 yaşında olduğunu sanan sanığın, mağdure ile TCK 104. maddesindeki suçu oluşturduğu anlaşılmakla, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, işlendiği yer ve zaman nazara alınarak asgari hadden cezası belirlenmiş, suçun, aynı mağdura karşı birden fazla kez işlendiğinden TCK 43. maddesine göre artırıma gidilmiş, sanık hakkında sanığın geçmişi (sanığın mahkememizin 2015/230 E 2016/96 K sayılı dosyasında da benzer suçlamalar ile yargılandığı, sanığın başka bir mağdureye karşı reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ve çocuğun alıkonulması suçundan mahkumiyetine karar verildiği) sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak takdiri indirim uygulanmamış,
Yine sanık hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan açılan kamu davasında,mağdurenin suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olmakla beraber, bu hususta sanığın hataya düşürüldüğü, bu suç bakımından da sanığın 16 yaşında olan mağdureye karşı işlenmiş Hürriyeti Yoksun Kılma suçundan muhakeme yapılması gerektiği, mağdurenin 16 yaşında olduğu varsayıldığında düzenlemesini TCK’nın 234/3. maddesinde bulan Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçunun oluştuğu, katılan … …’in bu suç açısından da şikayetçi olduğu nazara alınarak, sanığın cezası,suçun işlenmesindeki özellikler, işlendiği yer ve zaman göz önünde bulundurularak asgari hadden belirlenmiş, sanık hakkında sanığın geçmişi (mahkememizin 2015/230 E 2016/96 K sayılı dosyasında da benzer suçlamalar ile yargılandığı, sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ve çocuğun alıkonulması suçundan mahkumiyetine karar verildiği) sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak takdiri indirim uygulanmamış, sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığından, hükmü 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca geri bırakılmamış ve 5237 sayılı TCK 51. maddesi uyarınca cezası ertelenmemiştir.

Yine sanık hakkında her ne kadar tehdit suçundan kamu davası açılmış ise de; mağdurenin sanığın kendisine “beni şikayet ederseniz ceza alırsam çıkınca bunun intikamını senden ve ailenden alacağım” dediğini ve telefonla da mesaj atarak aynı şekilde annesinin şikayetçi olduğunu öğrendikten sonra ceza alırsa bunun intikamını kendisinden ve ailesinden alacağını söylediğini belirtmiş ise de sanık savunmasında “kötü olur” demesinin amacının kendisi açısından durumun kötü olacağını anlatmak amacıyla olduğu mağdureyi tehdit amacıyla olmadığını belirtmesi karşısında sanığ üzerine atılı suçu işlediğine dair,her türlü şüpheden uzak,kesin,yeterli ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gibi beraat hükmünün de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, sanık müdafii ile
katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmekle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.