Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17059 E. 2023/1420 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17059
KARAR NO : 2023/1420
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Düşme, beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2016/73 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 8 inci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine, sanığın eylemleri nedeniyle katılanın psikolojisinin bozulduğuna, dosya tanıkları …. ve ….’nin beyanları ile sanık ve katılan arasındaki mesajların da bu iddiaları destekler nitelikte olduğuna, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hükümler kurulduğuna, süreklilik arz eden eylemlerin nitelikli cinsel saldırı suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, eylemin hukuki nitelendirmesinin reşit olmayanla cinsel ilişki olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğuna, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında değerlendirilmesi halinde de şikayet süresinin geçtiğinden bahisle düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 6 aylık şikayet süresinin orantılılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğine, katılanın korkması nedeniyle şikayetçi olamadığına ve diğer sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin Kapsamına Göre;
Mahkemenin Kabulü
1. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların beyanları, 12.10.2015 tarihli 12 sayfa yazışmadan oluşan Whatsapp tutanağı, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 13.10.2015 tarihli raporu, 07.10.2015 tarihli görüşme dökümünü gösteren bilirkişi raporu, sanığa ait adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği ve olaya ilişkin yasal mevzuatın birlikte değerlendirildiği somut olayda; sıralanan delillerin, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmediği, bu nedenle hükme dayanak yapılabilecek nitelikte olduklarının tespit edildiği belirtilmiştir.

2. 04.04.1993 doğumlu olan katılan ile sanığın 2010 yılı içerisinde nişanlandıkları sanığın nişanlandıktan sonra on yedi yaşında olan katılan ile katılanın rızası hilafına olacak şekilde 2010 yılı Kasım ayında ters yoldan cinsel ilişkiye girdiği, aynı eylemlerin katılan ile sanığın evlenme tarihi olan 26.04.2011 tarihinden sonra da müteaddit defalar sanık tarafından gerçekleştirilmeye devam ettiği (ancak bu eylemler evlilik içerisinde gerçekleştiğinden ve süresinde şikayet hakkı kullanılmadığından ek takipsizlik kararı verildiği) bu şekilde evlililik öncesinde sanığın on yedi yaşında katılan ile nişanlılık döneminde zorla ters ilişkiye girdiği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda; toplanan deliller bir arada değerlendirildiğinde katılanın hazırlık aşamasında alınan ifadesinde özetle on yedi yaşında iken sanık ile nişanlandığını 2010 yılı Kasım ayı içerisinde ziyaret amacıyla sanığın evine gittiklerini sanığın ailesi ile kendi ailesinin düğün için evden ayrıldıklarını bu arada sanığın kardeşininde başka bir odaya geçtiğini sanık ile yalnız kaldıklarında sanığın yanına yaklaşarak zorla ters yönden kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğini söylediği yargılama safhasında alınan beyanında genel hatları itibariyle (yer -zaman- içerik olarak) aynı minvalde olduğu, gerek hazırlık gerekse de yargılama aşamasında ifadesine başvurulan taraflar arasındaki akrabalık ilişkisi ile birlikte dosya kapsına göre yalan söylemesini gerektirir durumun olmadığı nazara alındığında yansız tanık olarak addolunan ….’nin aşamalarda değişmez şekilde sanığın, katılan ile ters yoldan ilişkiye girdiğini bizzat kendisine anlattığını söylediği, dosya kapsamında yer alan katılan ile sanık arasında gerçekleşen whatsapp yazışma kayıtları ile tutanağa dökülen telefon görüşme içeriği dikkate alındığında sanığın inkar mahiyetinde soyut beyanlarına itibar edilememesi gerektiği ancak katılanın anlatımlarında olayın zor unsuru ile gerçekleştiğini ifade etmesine karşın tanık …’un beyanında sanık ile aralarında geçen konuşmada sanığın, katılan ile zorla olacak şekilde ilişkiye girdiği yönünde bir anlatımda bulunmadığını söylemesi ile birlikte katılan ve sanığa ait Van ilinde çekildiği anlaşılan fotoğraflar dikkate alındığında sanığın eylemini zor kullanarak gerçekleştirdiği yönünde her türlü kuşkudan uzak maddi delil elde edilemediği bu durumun sanığın lehine değerlendirilmesi gerektiği, bu suretle eylemin kül halinde olay tarihi itibariyle ( 2010 yılı Kasım ayı içerisinde) katılanın yaşı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile düzenlenen reşit olmayan ile cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, bu suçun şikayete tabi olduğu şikayet tarihinin ise 30.10.2015 tarihi olduğu 6 aylık yasal sürede şikayette bulunulmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanık hakkında düşme kararı vermek gerektiği belirtilmiştir.

3. Her ne kadar sanık hakkında hürriyeti tahdit suçundan dava açılmış ise de; olay tarihinde katılanın on beş yaşından büyük olduğu yine rızası ile sanığın yanında kaldığı ayrıca rızası hilafına sanık ile cinsel ilişkiye girdiğine dair delil elde edilemediği anlaşılmakla atılı hürriyeti tahdit suçu yönünden, suçun yasal unsurları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikici fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2016/73 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.