YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17083
KARAR NO : 2023/1843
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 19 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
İddianame ile sanık hakkında katılan … ile annesi katılan …’ya karşı birden çok kez cinsel taciz suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, Mahkemece sanığın sadece katılan …’ya karşı belirtilen suçu işlediği kabul edilerek cinsel taciz suçunu oluşturan eylemlerinin açık bir şekilde gösterilmeden, sanık ile katılan … arasında gerçekleşen telefon görüşmelerinin süresi, sayısı gibi hususlar tartışılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Dava dosyası yönünden, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un, “Kanuna muhalefet halleri” başlıklı 308 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer verilen;
“Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır.
…,
7 – Hükmün esbabı mucibeyi ihtiva etmemesi, …”
Hükmü uyarınca, kararın gerekçeyi ihtiva etmemesi, mutlak bozma nedeni olarak belirlenmiştir.
Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 inci maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/345 Kararsayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.