YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17228
KARAR NO : 2023/2840
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/616 E., 2016/584 K.
SUÇLAR : Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2016/616 Esas, 2016/584 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan açılan davada, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçundan açılan davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesi uyarınca1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.11.2020 tarihli ve 2016/321855 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Cinsel taciz suçu yönünden, sanığın mağdureye gönderdiği 32 adet mesajda cinsel içerikli cümleler olmasına rağmen delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraat kararı verilmesinin yasal olmadığını, kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçu yönünden 62 nci maddenin uygulanması için şartların bulunmadığını, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İddia, sanık beyanları, katılan beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında katılana karşı cinsel taciz suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmışsa da, sanığın, katılanı beğendiği yönündeki beyanı ve mesajlarının cinsel taciz mahiyetinde değerlendirilmesi yönünde yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından cinsel taciz suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. Öte yandan, sanık tarafından katılana yönelik arkadaşlık kurma yönlü bir çok mesajın gönderildiği, katılanın bu hususta rızasının bulunmadığı, katılanın sanığı bu hususta uyardığı ancak sanığın mesaj çekerek sürekli şekilde katılanı rahatsız ettiği anlaşılmıştır. Böylece sanığın üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlemiş olduğu sabittir.
3. Yukarıda belirtilen gerekçe ile sanığın üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın mahkemeye yansıyan herhangi bir kötü hali de bulunmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen 2 ay 15 gün hapis karşılığı cezası, sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak aynı Kanun’un 50 nci maddesi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL’den hesaplanmakla 1.500,00 TL adli para cezasına çevrilmiş ve taksitlendirme hükümleri uygulanmıştır.
4. Sanık hakkında daha öncesnide hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uygulanmamıştır, ayrıca sanığın adli sicil kaydı da nazara alındığında tekrardan suç işlemeyeceği yönünde mahkemece olumlu kanaat oluşmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin de uygulanmamasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Cinsel Taciz Suçu Yönünden
1. Mahkemenin kararında kabul ve takdir kılınmış beraat hükümleri usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talebi reddedilmiştir.
2. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Yönünden
Sanığın işlediği kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Cinsel Taciz Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2016/616 Esas, 2016/584 Kararı yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2016/616 Esas, 2016/584 Kararı sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.