Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17288 E. 2023/892 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17288
KARAR NO : 2023/892
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2016/185 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.10.2020 tarihli ve 14-2016/292647 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi: Sübuta, sanığın suç işleme kastının olmadığına, sanığın benzer nitelikte taciz eylemini olay yerinde diğer bayanlara da yaptığının iddia edilmesi karşısında Mahkemenin bu hususta araştırma yapmadığına, eksik inceleme ile esasa etkili bir delilin araştırılmadan hüküm kurulduğuna, telefon ve sim kartın müsaderesine karar verilerek orantılılık ilkesinin gözardı edildiğine ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
1. Erzurum Cumhuriyet Savcılığının iddianamesi ile sanık hakkında; şikayetçinin tedavi olmak için gittiği Erzurum Palandöken Devlet Hastanesi hasta bekleme salonunda doktoru beklediği bir sırada sanığın yanına yaklaşarak oturmakta olduğu bankta oturup şikayetçinin yanına yaklaşarak cep telefonunun ekranını açarak şikayetçiye doğru uzatıp telefonda çıplak erkek resimlerini ve cinsel organını göstermesi eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Yapılan yargılama neticesinde; şikayetçinin hastaneye tedavi amaçlı gittiği, hastane polikliniğinde sıra beklemek maksadıyla koridorda bulunan sandalyelere oturduğu, sağ tarafında da bayan arkadaşının oturduğu, daha sonra bayanın yanından kalkması üzerine şikayetçinin farkında olmadığı bir sırada sanığın, bayanın yerine oturduğu, bu sırada sanığın elinde telefon bulunduğu ve telefonda dosyada mevcut inceleme raporu ve resimler ile tutanak tanığının beyanından da anlaşılacağı üzere cinsel içerikli çıplak fotoğrafların bulunduğu, telefonun ekranında açık olan bu fotoğrafları şikayetçinin görmesini sağlayacak şekilde telefonun ekran görüntüsünü şikayetçinin göreceği şekilde çevirdiği, şikayetçinin de sanığa doğru baktığında telefondaki cinsel içerikli çıplak resimleri gördüğü, daha sonra şikayetçinin bu durumdan rahatsız olması üzerine sanığın yanından kalkarak yanından uzaklaştığı, ancak koridorda dolaşırken sanığı da göz ucuyla takip ettiği, sanığın daha sonra başka bayanların yanına oturup aynı şekilde eylemini tekrarladığını görünce durumu güvenlik görevlilerine bildirdiği olayın bu şekilde vuku bulduğu, sanık savunmasında suçlamayı kabul etmediği, ancak telefonunda cinsel içerikli görüntülerin olduğunu, kendisinin de bunları izlediğini ifade ettiği, telefonun incelenmesinde sanığın olay tarihinden önce de muhtelif zamanlarda cinsel içerikli sitelere girdiğinin anlaşıldığı, tutanak mümzinin beyanı, müşteki beyanı ile olayın oluş ve kabulü uyarınca sanığın muhtemel suç ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına mahkememizce itibar edilmediği, şikayetçinin sanığı ilk defa olay sebebiyle tanıdığı, dosya kapsamı ve taraf beyanları da nazara alındığında şikayetçinin sanığa iftira atmasını gerektirecek bir husumetin bulunmadığı, şikayetçi beyanı ve beyanı doğrular nitelikte olayın oluşuna uygun tanık beyanı, inceleme raporu ile dosyada mevcut tüm belge ve tutanaklara nazara alındığında mahkememizce olayın oluş ve kabulü uyarınca yapılan yargılama sonucunda oluşan vicdani kanaate göre; sanığın, şikayetçiye yönelik eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğu ve sanığın eylemi sabit kabul edilmekle müsnet suçtan cezalandırılmasına ve sanığın eylemini hastane ortamında işlemiş olması ve sanığın ahlaki kötülüğü nazara alınarak asgari hadden ayrılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın cinsel taciz suçunu telefonunu kullanmak suretiyle işlemiş olması nedeniyle cezasından arttırım yapılmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1.Şikayetçinin aşamalardaki samimi anlatımları, 04.02.2016 tarihli kolluk tutanağı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün inceleme raporu, sanık savunması ile tüm dosya içeriğine göre; sanığın olay günü hasta bekleme salonunda bankta oturmakta olan şikayetçinin yanına oturarak cep telefonundan cinsel içerikli görüntü göstermesi eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasındaki cinsel taciz suçunu oluşturacağı gözetilerek hüküm kurulması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, sanığın işlediği kabul edilen cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece verilen mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2016/185 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.