Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17789 E. 2023/1001 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17789
KARAR NO : 2023/1001
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Andırın Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/106 Esas, 2016/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, ses kaydının hukuka uygun delil olarak kabul edilmesi gerektiğine, tanık beyanının da ses kayıt içeriğini desteklediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve dilekçede belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
1. Ceza yargılama usul hukukunun “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesine göre ceza yargılamasının sonunda, fiilin sanık tarafından işlendiği yüzde yüz belliliğe ulaşmadığı takdirde beraat kararı verilmesi gerekir. (Anayasa’nın 38 inci maddesinin 4 üncü fıkrası, IHAS 12 nci madde) Bu ilkenin kabul edilmesinin nedeni, bir suçlunun cezasız kalmasının bir masumun mahkum olmasına tercih edilmesidir. Ceza yargılamasında amaç, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakılmaksızın ortaya çıkarılmasıdır; kuşkunun bulunması halinde mahkumiyet kararı verilmesi ceza hukukunun genel ilkelerine aykırıdır; varsayımlara dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı belirtilmiştir.

2. Her ne kadar sanık hakkında cinsel taciz suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; hukuka aykırı olarak elde edilen konuşma kaydı delil olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca tanık İ.T.’nin beyanından da anlaşılacağı üzere tanık …’nin suça konu hesaba ilişkin şifrenin bulunması gözönüne alındığında, sanığın atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak yeterli kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, müsnet suçtan sanığın suçunun sabit olmaması sebebiyle beraatine karar verilerek hüküm kurulduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Andırın Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/106 Esas, 2016/257 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.